"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Gasbedenin eksilttiği şeyleri tazmin etmesi

Arazi üzerine dikmiş olduğu vb. şeyler sebebiyle eksilen kısmını gasbedenin tazmin etmesi gerekmektedir. Aynı şekilde gasbedilen her bir malın eksikliğe uğraması mustakar bir eksiklik olursa -mesela yırtılan bir elbise ve inşa edilen bir yapının yıkılması vb. gibi- bu durumda, tazmin edilmesi de yine gasbedene ait olur. Çünkü bunlar sebebiyle malı geri verir ve eksikliğin diyetini de öder. Zira eksiklik gasbeden şahsın elinde baş göstermiştir; dolayısıyla onu tazmin etmesi de icap eder, tıpkı (elbise noktasında) bir zira ölçüsünde elbiseyi tazmin etmek gibi. Bunu, İmam Şafü söylemiştir. Ebu Hanife ise şöyle demiştir: Bir kimse birisinin elbisesini az olmak üzere yırtacak olursa onun diyetini alır. Çok yırtması durumunda ise bunu ona geri verip kıymetini almak ile elinde tutup diyetini de almak arasında muhayyerdir. İmam Ahmed’den de bu söze muhtemel bir görüş nakledilmiştir.

İmam Malik’in ashabının kendisinden yaptıkları nakle göre; Bir kimse bir malı (araziyi) biçerken onu telef etse, mal sahibi de bu arazi üzerine bir şeyler dikse, bu durumda biçimde bulunan şahıs bunda muhayyer sayılır. Dilerse onun eksilttiği şeyden rücu eder, dilerse onu kendisine geri verir ve kıymetini de ondan alır. Onların bu noktadaki delilleri şudur: Bir defa bu kişi maldan maksut olan faydayı telef etmiştir; öyleyse bu malın da kıymetinin ödenmesi icap eder, sanki hepsini telef etmesi gibi kabul edilir.

Onlar bunun, kıymeti verilmeksizin diyetinin verildiği bir mala karşı işlenen cinayet olduğu şeklinde, cevap vermişlerdir. O nedenle kıymetinin tümünü istemeye hakları yoktur, sanki yırtılan elbisenin az olması gibi sayılır. Bir de bu, kıymetini/değerini eksilten bir cinayet ve haddi aşma sayıldığından, bu yönüyle sanki karşısındakinin diktiği şeyi telef etmemiş gibi kabul edilir. Nitekim telef konusunda itibar edilen, dikimi yapan kişidir yoksa karşısındakinin ekimi değildir. Çünkü bu, onun için düzgün olmazsa, başkası için olur.

Malların tümünde söz konusu olan diyetin miktarı, kıymetten eksilen miktarıdır. Bunu, İmam Şafii söylemiştir. Çünkü bu, cinayet/haddi aşma olmaksızın malın tazmini demektir; öyleyse eksilen miktar vacip olan miktardır, elbisede olduğu gibi. Eksilen miktar ise cebredendir. Zira malın hepsi gidecek olursa tüm kıymetini ödemek vacip olur. Ondan bir kısım gidecek olursa o miktarı kadarını ödemek vacip olur, hayvanlar konusunun dışındakilerde olduğu gibi.

İmam Ahmed’den gelen diğer görüş şöyledir: Bineğin gözünün kıymeti dörtte bir olan miktarıyla tazmin edilir. Bu da bineğin sadece tek gözü hakkında söz konusu olan bir durumdur. Binek ise at, katır, eşektir ki, bunlar hakkında özellikle rivayet gelmiştir. Bunlardan başkası hakkında ise kıyasa bakılır. Bu görüş sahipleri Zeyd b. Sabit’ten gelen rivayeti gerekçe göstermişlerdir: “Nitekim Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), bineğin gözünün bedeli hakkında semeninin dörtte birine hüküm vermiştir.” Hz. Ömer’den ise şöyle dediği nakledilmiştir: “Bineğin göz bedeli dörtte bir şeklindedir.”

el-Muvaffak der ki: Zeyd b. Sabit hadisine gelince, bir defa bunun aslı yoktur. Eğer sahih olsaydı bu durumda İmam Ahmed ve başkası Hz. Ömer hadisiyle delil getirmezlerdi ve onu terk ederlerdi. Çünkü Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’in kavli, delil alınmaya daha layıktır. Hz. Ömer’in kavline gelirsek bu, o bineğin eksiltilmesi noktasındaki miktarına yorumlanmıştır. Zira yine ondan nakledildiğine göre kendisi ayakta (yaşam belirtisi) olan bir göz hakkında da elli dinar hükmetmiştir. Eğer takdir etseydi o zaman göz hakkında -insanoğlunun gözü hakkında olduğu gibi- kıymetin yarısı olurdu.

Ebu Hanife şöyle der: Bir kimse binek, deve, inek gibi kendisinden istifade edilen hayvanların iki gözünü çıkartacak olursa, bunun kıymetinin yarısını tazmin etmesi gerekir. Bir gözünü çıkartacak olursa Hz. Ömer’in kavline göre dörtte birini tazmin eder.

Şöyle cevap verilmiştir: Bir defa bu ifade hayvanlarla binekler konusunda geçerli değildir. Çünkü bu kavil, Hz. Ömer’in kavli üzere temellendirilmektedir. Halbuki Hz. Ömer’in kavli sadece binekler hakkındadır. Binek anlamına gelen “dabbe” ise örfte hayvanlar için değil, sadece binek hayvanları hakkında kullanılmaktadır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/gasbeden-sahsin-misli-ucret-vermesi/,https://kutsalayet.de/gasbedilen-arazide-tarim-yapmak/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız