Ortaklıkta zarara uğramak her iki taraf için de aynı miktara göredir. Buna göre ikisinin de mal miktarı eşitse, zarar ve ziyan da yarı yarıya şekillenir. Üçte bir oranında olursa, düşüşü de üçte bir şeklinde olur. el-Muvaffak der ki: Bu konuda ilim ehli arasında bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz.
Vücûh şirketinde söz konusu olan düşüş, iki tarafın da müşteride bulunan mal miktarına göredir. İster aralarında böylece kâr olsun, ister olmasın, ister bu düşüş ikisinin satın aldıkları vb. semen’deki teleften yahut noksanlıktan kaynaklanmış olsun, fark etmez.
Mudârebe konusundaki düşüş ise özellikle mal/sermayede olur, âmilin ise bunda hiçbir etkisi yoktur. Çünkü düşüş, mal sahibinin sermayesinin eksikliğe uğramasından ibarettir; sadece mal sahibine ait özel bir durumdur, çalışan işçinin ise bunda bir fonksiyonu olmaz. Öyleyse bu noksanlık onun malından olur, başkasından değil.