"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Sefihin muamelesi ve tazmini

Hâkim sefihi hacr altına alırsa, durumu görülsün ve muamelesinden kaçınılsın diye şahit tutması müstehap olur. Hâkim, şayet insanlar onun konumunu bilsinler diye bir münâdînin ilan etmesini emredecek olursa bunu yapar; şahitler bulundurması ise şart değildir. Çünkü meşhur olduğundan ve insanlar onun hakkında konuşmuş olacaklarından, onun bu durumu yayılmış olacaktır.

Öyleyse hacr altına alınır da o bir şey satsa yahut satın alsa, bu muamele fâsit olur. Hâkim de bunun üzerine malından sattığı şeyi geri çevirir ve kalmış olursa semeni iade eder. Sefih şayet onu telef etmiş olur yahut elinde telef olursa, o zaman bu müşterinin tazmini olur, sefihe de bir şey yoktur.

Aynı şekilde sahiplerinin rızasıyla insanlara ait mallardan almış olduğu da böyledir. Meselâ borçla, alışveriş yahut başka yolla aldığı da böyledir. Bu maldan kalan olursa hâkim bunu geri verir; telef edilmiş olursa —hacr altına alındığını bilsin yahut bilmesin— sahibinin tazminine ait olur.

Şayet bunu bilmiş olursa, o takdirde hacr altına alınan kimseye malı geri verdiğinden ifrata kaçmış sayılır; bilmeyecek olursa, o zaman da meşhur olduğu (yani bilindiği) için ifrata kaçmış kimsenin konumunda olmuş olur.

Sahibinin tercihi olmaksızın —gasp ve cinayet gibi— o malı alır yahut onu telef ederse, bunu tazmin etmesi gerekir. Çünkü malik tarafından bir ifrat meydana gelmiş değildir. Bir de bunu şayet çocuk ve deli yapmış olurlarsa, tazmin etmeleri gerekmektedir; dolayısıyla bunu sefih yapmış olursa, tazmin etmesi daha evlâdır. Şâfiî mezhebi de bu konuda böyle söylemiştir.

Çocuk ve deli hakkındaki hüküm, bunda sefihin hükmüyle aynıdır. Hacr devam ettiği sürece, çocuk ile delinin malı hakkında ancak baba yahut da kendisinden sonraki vasisi buna bakabilmektedir. Veyahut da bu ikisi olmadığı vakit, hâkim bakabilir.

Sefihe gelince: Küçük iken hacr altına alınmış olursa, sefihliği sebebiyle onun bu hacrı devam eder. Bu noktada velisi, zikri geçtiği üzere aynıdır. Bulûğ çağına girdikten sonra hacrı yenilenecek olursa, artık bu hâlde onun malı hakkında sadece hâkim karar verip duruma bakar. Çünkü hacr konusu, hâkimin vereceği hükme göre şekillenir; aynı şekilde hacrın nihayet bulması da ona bağlıdır, malına bakılması konusu da böyledir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/sefihlik-halinin-geri-donmesi/,https://kutsalayet.de/hacr-altina-alinan-kisinin-ikrari/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız