"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Sebi ile Akrabalar arasındaki ayrım

İlim ehlinin icmasına göre anne ile küçük çocuğunun arasını ayırmak caiz değildir. Bunun aslı Ebu Eyyüp’ten nakledilen rivayettir. O, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu işitmiştir: “Her kim, anne ile evladının arasını ayıracak olursa, Yüce Allah da kıyamet gününde o kimseyle sevdiklerinin arasını ayırır.”

Baba ile evladının arasını ayırmak da caiz değildir. Bu ise Rey ashabının ve Şafii mezhebinin görüşüdür. Çünkü baba, “Ebeveyn” den birisidir, bu noktada Anne’ye benzemektedir. Şafii ashabından bazıları ise bunun (baba ile evladının arasını ayırmanın) caiz olacağını söylemişlerdir. Bu, İmam Malik ve Leys’in görüşüdür. Çünkü baba bizzat bakıcısı olanlardan değildir. Bir de bu hususta bir nas yoktur ve bu anlamda bir ifade de bulunmamaktadır. Bunun yanında anne, babadan daha şefkatlidir. el-Muvaffak der ki: Baba’nın bizzat bakıcısı olmadığına dair görüşü, kabul edemeyiz.

Gelen hadisin umumi manası açısından İmam Ahmed’in iki görüşünden birisine göre çocuğun, buluğa ermiş olmasıyla, ermemiş olması arasında bir fark yoktur.
İkinci görüşe göre; ayırmanın haram oluşu küçük olmasına hastır. Bu ise içlerinde İmam Malik, Evzai, Leys, Ebu Sevr ve İmam Şafii’nin de bulunduğu ilim adamlarının çoğunluğunun görüşünü oluşturmaktadır. Çünkü Seleme b. Akva’dan rivayet edildiği üzere; “Kendisi bir kadını ve çocuğunu Hz. Ebu Bekir’e getirdi. Hz. Ebu Bekir de ona o kadının kızını nefel (fazladan) olarak verdi. Derken Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), o kadını kendisi için bağışlamasını istedi ve Seleme b. Akva da onu kendisi için bağışladı.” Anne ile çocuğunun arasını ayırmaya Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) karşı çıkmamıştır. Çünkü hür olanlar büyüdükten sonra ayrıma tabi tutulabilirler. Zira kadın kızını evlendireceğine göre, bu köle olursa daha evladır. Böylece yasaklayan hadisin umumi manası tahsis edilmiş olur.

İlim adamları ayrıma tabi tutulmasının caiz olduğu büyüklük sınırı hakkında farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. İmam Ahmed’den nakledildiğine göre çocuk, buluğa erdiği zaman ayırmak caiz olur, demiştir. Bu, Rey ashabının ve İmam Şafii’nin görüşüdür.

Dede ve ninenin haramlık noktasındaki ayrımı ile çocuklarının çocukları arasındaki ayrımı gibidir, Ana-baba da olduğu gibi. Çünkü dede, baba ve nine de anne sayılır. Bu nedenle miras, bakım, nafaka konularında Ebeveyn gibi sayılırlar; dolayısıyla haramlık noktasında ayrılmaları da bu konumda ele alınır.

Ganimet taksimatında, satışta ve benzer konularda kardeşlerin arasını ayırmak da haram olur. Bunu, Rey ashabı söylemiştir. Çünkü Hz. Ali’den rivayete göre, o şöyle demiştir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), bana iki tane kardeş köle hediye etti. Ben de onlardan bir tanesini sattım, bunun üzerine Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) bana: “Ey Ali! Köleni ne yaptın?” diye sordu: Ben de hadiseyi haber verince, bana: “Onu geri al, geri al (ya ikisini beraber tut ya da ikisini birlikte sat), buyurdu.” Çünkü ikisi de yakın kardeş oldukları için onları ayırmak da haram olur. Tıpkı (hür olan) iki kardeşin arasını ayırmak gibidir.

Ama iki kardeş kölenin arasını hürriyetine kavuşturmak ve fidye karşılığı bırakmak noktasında ayırmak caizdir. Çünkü hürriyetine kavuşturmak, bir yerden ayırmak anlamına gelmez ve fidye karşılığı serbest bırakmak da onu serbest bırakmak olduğu için, hürriyetine kavuşturulmuş köleye benzer.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/darul-harpte-ganimetlerin-taksimi/,https://kutsalayet.de/cocuk-esirlerin-ne-zaman-musluman-olmasina-hukum-verilir/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız