Daru’l Harp’te iken ganimetlerin taksimini yapmak caizdir. Bunu, İmam Malik, İmam Şafii ve Ebu Sevr söylemiştir. Çünkü içinde taksimatı sahih olan her bir diyarda ganimet taksimini yapmak -Daru’l İslam’da olduğu gibi- caiz olmaktadır. Zira söz konusu ele geçen mallar zorla, galip gelmeyle ve istila etmek suretiyle elde edilmiştir. Bu durumda, sanki İslam diyarına dönülmüş gibi orada da bunların taksimatını yapmak geçerlidir.
Rey ashabı ise; ganimetler ancak Daru’l İslam’da taksim edilebilir, demişlerdir. Çünkü mülke ancak tam anlamıyla istila şeklinde ele geçirildikten sonra ve o mallar İslam diyarına dönüldükten sonra elde edilebilir. Öyleyse (Daru’l Harp’te iken) dağıtımı yapılacak olursa, geçerli olmakla birlikte günah olur. Zira bu üzerinde ictihad edilen bir husustur; buna göre İmam bazı müctehitlerin görüşlerine göre hüküm verecek olursa, hükmü uygular.
Şöyle cevap verilmiştir: Ganimeti istila etmek suretiyle ele geçirmek, kafirin mülkiyetini izale etmiş sayılır ve söz konusu mülk de onu elde edene intikal etmiş olur. Buna ise şu üç madde delalet etmektedir:
Bir defa bu malın, tam anlamıyla istila edilme (ele geçirilme) sebebi, yerine gelmiştir. Bunu ileri sürdük ve gerçek anlamda zorla düşmanlardan ele geçirmek suretiyle bunu onlardan nefyettiğimizi ifade ettik.
Kafirlerin mülkü, istila sebebiyle artık zail olmuştur ve buna dair delil; ellerinde bulunan kölelerin ganimet sebebiyle Müslümanların eline geçmesiyle, onlar hakkında tasarruf yetkileri geçersiz kılınmış oldu ve daha başka mülkiyete olan yetkileri bitmiş oldu. Çünkü bu durumda onlara ait artık istifade edebilecekleri bir mal kalmamıştır ve böylece anlaşılmış oluyor ki onların mülkiyetleri ganimetlere katılmakla sona ermiş oldu.
Savaşçı bir köle Müslüman olup, Müslümanların yanına katılmış olsa, artık hür olur ve bu da gösteriyor ki kafirin malı, onu ele geçiren kimseler tarafından zail olup bitmiş oluyor. İşte onların (Rey ashabının) zikrettiklerine verilecek cevaplar bu şekildedir.