"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

İhramlı Kimse Düşman Tarafından Mahsur Kalırsa

İlim adamları, ihramlı bir kimsenin müşrik ya da diğer düşmanlar tarafından mahsur edilmesi durumunda, Beytullah’a ulaşmaktan alıkonulması ve emniyetli bir yol da bulamaması halinde ihramdan çıkabileceği hususunda icma etmişlerdir.

Bu hususu Yüce Allah açık olarak şöyle ortaya koymuştur:

“Eğer (bunlardan) alıkonursanız kolayınıza gelen kurbanı gönderin…” (Bakara Suresi: 196)
Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’den sabit olduğu üzere, O, Hudeybiye günü hacca gitmekten alıkonuldukları zaman ashabına kurbanlarını kesmelerini, tıraş olup ihramdan çıkmalarını emretmiştir.

el-Muvaffak der ki: İmamımız Ahmed’in, Ebû Hanîfe’nin ve İmam Şâfiî’nin kavline göre; bu kimse ister hacca, ister umreye, isterse her ikisine birlikte niyet etmiş olsun fark etmez. İmam Mâlik’ten ise, umreye niyet etmiş kimsenin ihramdan çıkamayacağı, çünkü onu kaçırmaktan endişe etmeyeceği görüşü nakledilmiştir. Ancak onun bu görüşü doğru değildir. Çünkü ayet-i kerime, Ashâb-ı Kirâm Hudeybiye günü muhasara altındayken nazil olmuştur. Bunun yanında Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ashabı, umre yapmak için ihramlı oldukları halde hep birlikte ihramdan çıkmışlardır.

Kurban kesmek suretiyle muhsar (alıkonulmuş) olan kimsenin ihramdan çıkacağı görüşü, ilim ehlinin çoğunluğuna aittir. İmam Mâlik’ten nakledildiğine göre; muhsar olan kimsenin üzerine kurban yoktur. Çünkü bu kimse ihramdan çıkmıştır ve aşırıya kaçmadıkça bu ona serbest kılınmıştır; bu yönüyle sanki haccını tamamlamış gibi sayılır.

el-Muvaffak şöyle der: Bu görüş doğru değildir. Çünkü Yüce Allah: “Eğer (bunlardan) alıkonursanız kolayınıza gelen kurbanı gönderin…” (Bakara: 196) buyurur.

İmam Şâfiî ise şöyle demiştir: Bu ayet-i kerimenin, Hudeybiye günü muhsar duruma düşenler hakkında nazil olduğu konusunda tefsir bilginleri arasında ihtilaf yoktur. Bir de hac ve umre ibadetlerini tamamlamadan önce ihramdan çıkılması kendisine helal olmuştur. Dolayısıyla da üzerine kurban gerekir; sanki haccı kaçırmış kimse gibidir. Bu şekilde, haccını tamamlayan kimseyle ayrılmış olur.

Haksız olarak hapsedilmesi ya da hırsızların yalnız kendisini kaçırması gibi, hacının yerine getireceği tüm hac amellerinden alıkonulması (muhsar olması) ile, sadece bir kimse hakkında özel bir şekilde muhsar olması arasında bir fark yoktur. Çünkü nassın genel manası bunu ifade eder.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/medine-hareminin-mekke-hareminden-farklari/,https://kutsalayet.de/muhsar-olanin-kurbani-ve-ihramdan-cikisi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız