"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Mikat Yerleri

Hakkında nas bulunan mikatların dört tane olduğu noktasında ilim adamları icma etmişlerdir. Bunlar: Zu’l-Huleyfe, Cuhfe, Karn ve Yelemlem’dir. Nakil alimleri de bunlar hakkında gelen hadislerin sahih olduğunda ittifak etmişlerdir. Bu hadislerden birisi İbn Abbas’ın naklettiği şu rivayettir. O der ki:

“Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine halkı için Zu’l-Huleyfe’yi, Şamlılar (Mısır, Mağrib) için Cuhfe’yi, Necd halkı için Karnu’l-Menazil mevkiini, Yemenliler için de Yelemlem’i (ihrama girmek için) mikat yerleri olarak belirledi. Bunlar, hac ve umre yapmak isteyen bu memleketler halkı ile diğer memleketlerden yolları bu mevkilere uğrayan kimselerin mikatlarıdır. Bunlardan başka, bu mikatlarla Mekke arasındaki yerlerde yaşayanlar da bulundukları yerden ihrama girerler. Hatta Mekke halkı, Mekke’den ihrama girerler.” (Buhari ve Müslim ittifak etmiştir.)

İbn Ömer’den nakledildiğine göre, Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Medine halkı Zu’l-Huleyfe, Şam’dan gelenler Cuhfe, Necd’den gelenler Karn’dan (itibaren) ihrama girer ve telbiye ederler.”
İbn Ömer, Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’in:
“Ve Yemen halkı da Yelemlem’de ihrama girsinler,” buyurduğu bana ulaştı, demiştir. (Buhari ve Müslim ittifak etmiştir.)

Zatü-Irk’a gelince, ilim adamlarının çoğunluğunun görüşüne göre burası Şark tarafından gelenlerin mikat yerini oluşturmaktadır. Bu, İmam Malik, Ebu Sevr ve Rey ashabının görüşüdür. İmam Şafii ise onların ihrama girecekleri yerin el-Akik’ten olacağını güzel görmüştür. İbn Abdilberr der ki:
“El-Akik” mevkii, ilim adamlarına göre, Zatü-Irk’tan daha ihtiyatlı ve daha evla olan mikat yeridir. Nitekim onların mikatlarının Zatü-Irk olduğu hususunda icma da vardır.

İlim ehli, Zatü-Irk mevkiinde mikata giren kimse hakkında farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Müslim’in, Ebu Zübeyr’den yaptığı nakle göre, kendisi mikata girme yeri hakkında Cabir’in sorduğu sorusunu işitmiş ve şöyle demiştir:
“–Sanırım bu hadisi Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e ref etmiştir:– Medine halkı Zu’l-Huleyfe’den, diğer yoldan (Şam’dan gelenler) ise Cuhfe’den, Irak halkı Zatü-Irk’tan, Necd ahalisi Karn’dan ve Yemen’den gelenler ise Yelemlem’den (itibaren) ihrama girer ve telbiye ederler.”

Buhari’nin, İbn Ömer’den yaptığı rivayete göre, şöyle demiştir:
“Şu iki şehir (yani Basra ile Kufe şehirleri), Hz. Ömer zamanında fethedilip kurulunca, bu şehirler halkı Ömer’e geldiler ve:
‘Ey Müminlerin Emiri! Şüphesiz Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Necd halkı için Karn’ı mikat yeri tayin etmiştir. Halbuki burası bizim yolumuzdan sapadır. Eğer biz Karn’dan ihrama girmek istersek bu bize meşakkatli oluyor.’ dediler. Hz. Ömer:
‘Öyleyse siz, Mekke’ye giden yolunuz üzerinden size sapa olmayan Karnu’l-Menazil’in hizasında bulunan bir noktaya bakıp, orayı mikat edinin,’ dedi.”
Ardından Iraklılar için Zatü-Irk mevkiini mikat tayin etti.

el-Muvaffak şöyle demiştir: Hz. Ömer ile ona bu soruyu soranların, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in Zatü-Irk mevkiini mikat yeri olarak tespit ettiğini bilmemiş olmaları mümkündür. Bunu da Hz. Ömer kendi bir görüşü olarak söylemekle, Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sözüne isabet etmiş oldu. Şüphesiz Hz. Ömer (radıyallahu anh)’ın birçok noktada isabet ettiği söz konusu olmuştur da… Dolayısıyla Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’den ve Ömer’den sabit olduğuna göre, bu yerde ihrama girilmesi inşallah Teâlâ daha evla sayılmış olacaktır.

Mekke halkı hac yapmak isterlerse Mekke’den hacca başlarlar.
Mekke halkı ise mukim olsunlar yahut olmasınlar, Mekke civarında yaşayanlardır. Çünkü mikatlardan gelen herkes, kendisine ait mikatından gelmiş sayılmaktadır. Aynı şekilde Mekke’den hac yapmaya gelmiş olanların mikatı da yine Mekke’dir. Bunun temeli Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in:
“Hatta Mekke halkı, Mekke’den ihrama girerler.”
buyruğudur.

Bu, hac ile ilgilidir. Umreye gelince; Mekke halkının mikatı hill bölgesidir ki, bu da Harem’in hangi mikat yerinden girmek isterlerse o yerlerdir. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem), Hz. Aişe’ye umre yapması için “Ten’îm” (denilen mikat) yerinden girmesini emretmiştir. Burası Mekke’ye en yakın bulunan mikat yerini oluşturmaktadır.

Hill mevkiinden ihrama girmenin gerekli oluşu, ancak hill ile harem arasında icra edilecek olan ibadetleri bir araya getirmek için söz konusu olmuştur. Çünkü kişi Harem’den ihrama girecek olursa, her ikisi arasını cem etmiş sayılmaz; çünkü umre amellerinin hepsi -haccın tersine- sadece Harem mahallinde icra edilip yerine getirilmektedir. Zira kişi, umre yapmak için Arafat’a çıkması gerekmediğinden, hill ile harem arasını zaten cem etmiş olacaktır.

Cabir şöyle demiştir:
“Telbiye’ye başlayacağımız vakit Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), Mina’ya yöneldiğimizde ihrama girmemizi emir buyurdu.”
Şöyle dedi:
“Ebtah mevkiinden telbiye getirmeye başladık.”

Bu da gösteriyor ki Mekke sakinleri ile başkaları arasında, burada telbiye getirdiğinde temettu yapan ile haccını burada fesh edenler arasında bir fark yoktur. Öyleyse Harem’in neresinden hac için ihrama girecek olursa, bu caiz olur. Çünkü buradaki ihramdan maksat, hill ile harem arasındaki hac ibadetlerinin arasını birleştirmektir. Bu da nereden olursa olsun ihrama girmekle elde edilir. Bu durumda -tıpkı hill bölgesinin neresinden olursa olsun umre için ihrama girmenin caiz oluşu gibi- bu da caiz olur.

Kimin meskeni Mekke’ye mikat yerlerinden daha yakın olursa, bu durumda onun mikat yeri meskeni olur. Bu, ilim adamlarının çoğunluğunun görüşünü oluşturmaktadır. İmam Malik, İmam Şafii, Ebu Sevr ve Rey ashabı da bunu söylemişlerdir. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem), İbn Abbas hadisinde şöyle buyurmuştur:
“Bunlardan başka, bu mikatlarla Mekke arasındaki yerlerde yaşayanlar da bulundukları yerden ihrama girerler.”

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/cocuk-ve-bir-kolenin-hac-yapmasi-farziyetini-dusurmez/,https://kutsalayet.de/yolu-mikat-yerinde-olmayan/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız