"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Cuma kılınacak yere uzak olan kimse

Şehir ve yerleşim yerlerinde yaşayan halk -uzakta da olsalar, yakında da bulunsalar, ezanı işitseler de işitmeseler de- Cuma kılmaları zorunludur. Çünkü tek bir belde, Cuma namazının kılınması için bina edilmiş olmasıyla, bu durumda yakın ve uzak arasında bir fark yoktur. Bu, Rey ashabının görüşüdür ve buna yakın İmam Şafii’nin de bir kavli yer almaktadır.

Şehir ve yerleşim yerlerinde yaşamayanlara gelince, şayet onlarla cami arasındaki mesafe bir fersah ya da daha az olursa, Cuma’ya gelmeleri gerekir. Eğer mesafe daha uzak olursa, üzerlerine Cuma yoktur. Buna benzer bir görüş Said b. el-Müseyyeb’den de aktarılmıştır. Bu, İmam Malik ve Leys’in de görüşüdür.

İmam Şafii ve İshak der ki: Cuma, ezanı işiten herkese zorunludur. Nitekim Abdullah b. Amr hadisinde şöyle gelmiştir: “Cuma, nidayı (ezanı) işiten kimselere gereklidir.” Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem), gözleri görmeyen bir âmâya; “Namaza çağrılan nidayı (ezanı) işitiyor musun?” buyurdu. Âmâ: Evet, deyince, bunun üzerine: “O zaman icabet et” cevabını vermiştir. Bir de nidayı işiten kişi Yüce Allah’ın: “Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın.” (Cuma suresi: 9) buyruğunun umumi kapsamına dahildir.

Rey ashabı şöyle demiştir: Şehir ve yerleşim merkezinin dışında bulunan kimselere Cuma yoktur. Zikri geçen açıklamalara gelince, nidayı (ezanı) işittikleri vakit, şehir ve yerleşim merkezinin dışında kalanları ise kapsamamaktadır.

el-Muvaffak der ki: Nida’nın gerçek anlamda muteber olmasına gelince, bu mümkün değildir. Çünkü insanlar içerisinde sağır olan ve kulağı ağır duyan kimseler vardır. Kimi zaman ezan, minberin arasında okunur ki, bu durumda o ezanı sadece caminin içerisinde olan işitebilir. Kimi zaman müezzin, sesi kısık olan birisi olabilir yahut da bazı zamanlarda hava çok rüzgârlı olabilir, ezanı işitecek kişi de uykulu yahut kendisini nida’dan engelleyecek bir şeyle meşgul olması nedeniyle, ezanı işitemeyebilir. Hatta daha uzakta olan birisi ezanı işitirken, daha yakında olan birisi onu işitememekle, böylece uzakta olana Cuma vacip olurken, yakın olana olmamış sayılır. Öyleyse ihtilaflı olmayan bir ölçünün belirlenmesi gerekir. Genelde ezanın işitildiği yer, müezzinin onu sesli bir şekilde yüksekte okuması, rüzgârın olmayışı, dinleyenlerin seslerinin kısıldığı, işitenlerin sessizce ve uyanık iken dinlemeleriyle bir fersah olan yahut buna yakın bir ölçüde bulunan mesafe ile sınırlanmasıdır. Allah en iyisini bilir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/bayram-ve-cuma-ayni-gune-denk-gelirse/,https://kutsalayet.de/cumadan-sonra-kilinan-namaz/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız