el-Harkî’nin sözünün zahirinden anlaşılan; vakti içerisinde bir rekatına yetişildiği takdirde, Cuma namazına yetişilmiş olacağı yönündedir. Rekattan önce ikindi vakti girdimi artık Cuma olmaz. Çünkü hadis şöyledir: “Kim Cuma’nın bir rekatına yetişecek olursa, Cuma’ya yetişmiş demektir.” Çünkü Cuma’nın bir rekatına yetiştiği için -tıpkı bir rekata yetişen mesbuk gibi- ona yetişmiş olur. Buna göre rekattan önce ikindi vakti girerse, el-Harkî’nin sözünün kıyasına göre namazı bozulur ve baştan öğle namazını kılar.
Ebu İshak b. Şakila’nın görüşüne göre ise öğle namazı olarak o namazı kılarak tamamlar. İmam Ahmed’den nakledildiği üzere; imamın teşehhüdünden sonra ve selamından önce ikindi vakti girdiği zaman, o kişi selam verecek olursa, bu namaz yeterli gelmiş olur. Bu, Ebu Yusuf ve Muhammed’in de görüşünü oluşturmaktadır. Anlaşılan şu ki, bu amellerden önce vakit girmiş olursa, namaz geçersizdir ya da öğle namazı yerine geçer.
Ebu Hanife’nin mezhebi de açıkçası bu zikredildiği gibidir. O şöyle der: Cuma namazını bitirmeden evvel Cuma’nın vakti çıkacak olursa namazı batıl olur ve üzerine artık öğle namazı bina edilemez. Çünkü bunlar, iki tane farklı namazdır; mesela öğle ile ikindi gibidir, birbirleri üzerine bina edilemezler.
İmam Şafii ise bu noktada şöyle demiştir: Bu şekilde Cuma namazı tam olmaz, üzerine öğleni bina eder. Çünkü ikisi, bir vakit içerisinde meydana gelen iki tane namazdır ve hazar ile seferdeki namaz gibi, birisini diğerine bina ederek kılmak ise caizdir.
Cuma olarak tamam olmayacağı yönünde delil göstermişlerdir. Çünkü -abdest konusunda olduğu gibi- bir kısmının şart olması, tümünde de şart olmaktadır. “Bunun cemaat sebebiyle son bulmuş olacağı, zira Cuma’ya bir rekatta yetişmiş olmasının yeterli geleceği” şeklinde cevap verilmiştir.