"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Cuma’ya gelmek ve Cuma’ya gelmesi gerekenler

Alışverişin haram olması ve Cuma’ya gidilmesinin vacip oluşu, üzerine Cuma namazının gerekli olduğu muhataplarına hastır. Ama başkalarına, mesela; kadın, çocuk ve yolcular gibi kimseler hakkında bu böyle değildir. Çünkü Yüce Allah’ın alışverişi yasaklaması, sadece Cuma’ya gitmesini kendisinden talep ettiği kimse hakkında mevzu bahistir. Dolayısıyla gitmeyi kendisini muhatap kılmadığı kimseyi yasak kapsamaz.

Cuma’ya say etme (hemen gitme) vakti iki tanedir:

Vacip olan vakit,
Faziletli olan vakit.
Vacip olan vakte dair açıklamalar geçti. Faziletine dair vakte gelirsek; bu ilk vakti kapsamaktadır. Nitekim ilk olarak (Cuma’ya) gelmesi daha evla ve daha faziletlidir. Bu, Evzâî, İmam Şafii ve Rey ashabının mezhebidir. Çünkü bu hususta Ebu Hureyre’nin rivayetine göre, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır: “Kim Cuma günü cünüplükten temizlendiği gibi yıkanıp ardından (vakit kaybetmeden ilk vakit içerisinde Cuma namazına) giderse, bir deve kurban etmiş gibi, ikinci vakitte giderse bir sığır kurban etmiş gibi, üçüncü vakitte giderse boynuzlu bir koç kurban etmiş gibi, dördüncü vakitte giderse bir tavuk sadaka vermiş gibi, beşinci vakitte giderse bir yumurta tasadduk etmiş gibi sevap kazanır. İmam hutbeye çıkınca Melekler hazır olurlar ve zikri (hutbeyi) dinlerler.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir.

İmam Malik şöyle demiştir: Zevalden önce Cuma’ya erken gelmek müstehap değildir. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Her kim Cuma’ya revah vaktinde gelirse…” buyurmuştur ki, burada geçen “revah vakti” zevalden sonraki zaman dilimidir, ilk vakti ise daha öncesidir.

İmam Malik’in bu görüşünün gelen rivayetlere muhalif olduğu şeklinde cevap verilmiştir. Çünkü Cuma namazının zeval vaktinde yerine getirilip kılınması müstehaptır. Nitekim Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de Cuma’yı erken kılardı. Zira imam ne zaman çıkacak olursa, artık sahifeler dürülmüş olur ve bundan sonra artık Cuma’ya gelenlere bir şey yazılmaz. O zaman söz konusu fazilet nasıl elde edilecek? Şayet bundan sonra biraz geç gelecek olursa, men ve kınamaya müstehak olmuş olur. Daha geç gelecek olursa artık Cuma’yı kaçırmış sayılır. Bu durumda, onlar -kınanmış olacakları için- deve ya da sığır kurban (sevabını) veyahut herhangi bir fazileti nasıl elde edecekler? Öyleyse hadiste geçen “Cuma’ya revah vaktinde gelirse…” buyruğu, Cuma’ya giderse, demektir ve başka bir anlama gelme ihtimali de yoktur.

Cuma’ya gitmek farzdır ve Cuma’yı kıldıran sünni de olsa, bidat ehli de olsa, adil yahut fasık da olsa (arkasında kılmak) gereklidir. el-Muvaffak der ki: Bu konu hakkında ilim ehli arasında bir hilaf bilmiyorum. Bunda aslolan; “Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın.” (Cuma Suresi: 9) ayet-i kerimesinin genel hükmü ve sahabe-i kiramın icmasıdır. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ashabından İbn Ömer ve başkaları, Haccac ve benzeri (zalimlerin) arkasında bizzat Cuma’yı kılmışlardır ve onların arkasında kılmaktan uzak durduklarına dair bir şey işitilmiş değildir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/imam-minbere-ciktiktan-sonra-ezan-okumak/,https://kutsalayet.de/hutbe-ve-ayakta-durmak/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız