Bir kimse imamın sol tarafında duracak olur da bu esnada imamın sağ tarafında da bir kimse olursa, bu durumda namazı geçerli olur. Çünkü İbn Mesud, Alkame ile el-Esved’in arasında olduğu halde namaz kıldı (kıldırdı) ve namazı bitince: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bu şekilde yaptığını gördüm,” dedi. İmamın sağ tarafında kimse yoksa bu durumda sol tarafına durmasıyla namazı fasit olur. İster tek olsun ya da cemaat olsunlar, fark etmez. İlim ehlinin çoğunluğu imamın sağ tarafında durulmasını gerekli görmüşlerdir. Çünkü imamın sol tarafında durmasıyla sünnete muhalefet etmiş sayılır. Zira İbn Abbas hadisinde şöyle geçmektedir: “Sonra Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) namazda ayağa kalktı ve ben de O’nun sol tarafına durdum, bunun üzerine beni sağ tarafına aldı.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. Müslim’in lafzı ise şöyledir: “Onun sol tarafında durdum, derken beni arka tarafından (tutarak), sağ tarafına doğru aldı.”
İmam Malik, İmam Şafii ve Rey ashabı şöyle demişlerdir: Şayet kişi imamın sol tarafında duracak olursa bu namazı geçerlidir. Zira İbn Abbas, o namaz için iftitah tekbiri aldığı ve Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de onu sağ tarafına doğru çevirince, o namazını bozmamış (ve ona devam etmiş) oldu. Şayet bu muvafık bir davranış olmasaydı iftitah tekbirini baştan alması gerekirdi. “Rüku öncesinde yapılan şeylerin bir etkisinin olmayacağı, çünkü imamın kendisine uyan cemaatten evvel iftitah tekbiri almış olmasının, cemaatin tekbir almasından önce tek başına bunun bir zarar oluşturmayacağı ve bunun affedilmesinin ise tam bir rekatı affetmeyi gerektirmeyeceği” şeklinde cevap verilmiştir.
Safların düzeltilmesinde sünnet olan:
Sünnet olan, ilk safa faziletli ve sünneti yaşayan kimselerin geçmesi, imamın arkasına ise içlerinden en olgun ve en faziletli olanının geçmesidir. Çünkü hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “(Namaz için) sizden faziletli ve değerli (takvalı) kimseler arkamda dursun, sonra onların arkalarında daha sonra gelenler dursun.”
Erkeklerin en hayırlı safı birincisi, en şerlisi ise sonuncusudur. Kadınların safı ise bunun tersinedir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Erkeklerin en hayırlı safı birincisi, en şerlisi de sonuncu olandır. Kadınların en hayırlı safı sonuncusu, en şerlisi ise birincisidir.” buyurmuştur.
Enes’ten nakledildiğine göre, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki: “Önce ilk safı, ondan sonra onu takip eden safı tamamlayın. Eksiklik kalırsa son safta kalsın.”
İmamın safın ortasına mukabil yerde durması müstehaptır. Mescid dar olmadığı sürece de mihraptaki kıble girintisine girmesi hoş değildir. Çünkü böyle yapmakla kendisine uyan cemaatten gizlenmiş gibi olur. İmamın sütunlar arasında durması mekruh değildir; ancak cemaate mekruhtur. Çünkü bu şekilde namaz saflarının arası ayrılmış olmaktadır.