"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Ümmi’nin arkasında namaz kılmak

Ümmi; Fatiha’yı ya da bir kısmını güzel okuyamayan yahut da bazılarını güzel de okusa, diğer harflerini bozan kimsedir. Dolayısıyla Fatiha’yı güzel (doğru) okuyamayan kimsenin imamlık yapması caiz değildir. Aynı seviyede olana ise bir ümminin imamlık yapması caizdir. Kârî’nin (okumasını bilenin), ümmiye uyduğu namazı tekrar kılması gerekir. Bunu, İmam Malik ve yeni görüşüne göre İmam Şafii söylemiştir. Çünkü bu kimse, kendisine uyan kişinin muktedir olduğu bir rüknü yapmaktan aciz kalmıştır ve ona uyulmuş olduğundan, namazı sahih olmaz. Tıpkı rüku ve secdeyi yapmaktan aciz olanın imamlık yapması gibi. Çünkü imam, aynı zamanda kendisine uyan cemaatin kıraatini de omuzlamış kimse olduğundan –başkasına kıraatin ulaşmasına götürmesin diye– bu durumda bunu omuzlamaktan aciz kalmıştır; dolayısıyla da namazı sahih olmamaktadır.

İmam Şafii’den; cehri olmayan, sırri (içten okunan) namazlarda ümmiye uymanın caiz olduğu şeklinde bir rivayetin olduğu belirtilmiştir. Yine ondan nakledildiğine göre; her iki durumda da bu imama uymak caizdir. Çünkü rüknü yerine getirmekten aciz kalmış olduğu için, buna muktedir olan bir kimsenin (aciz olan bu) ümminin arkasında namaz kılması caiz olur. Bu durum ayakta kılanın, oturan bir imama uyması gibidir.

Bu kıyaslamanın, “sağır olan ve rüku ile secde yapmaktan aciz kalan” kimselerin örneği ile iptal edilmiş olacağı, bir de –kıraatin tersine– bunu tahammül etmeye de bir çarenin olmayacağı yönünde cevap verilmiştir.

Ebu Hanife der ki: Aynı zamanda imamın namazını da bozar. Çünkü Kârî (okumayı bilen) ümmiye uyup ihram tekbiri aldı mı, onun kıraat okuması gerekli olur; çünkü imam olan, kendisine uyanın kıraatini yüklenir; ancak bunu yerine getirmekten aciz kaldığı için namazını bozmuş olur. Selam verilmemesi halinde imamın namazının geçersiz olacağı şeklinde karşı çıkılmıştır; çünkü o, kendisine imamlık yapması sahih olmayan kişiye imamlık yapmış olduğundan, namazı da bozulmamış olur. Tıpkı bir erkek ve kadına imamlık yapan bir kadın gibi.

Bu âlimlerin; “Kârî adına da kıraat etmesi gerekli olur.” sözlerine gelince bu, doğru değildir. Çünkü Yüce Allah: “Allah kimseye gücünün üstünde yük yüklemez.” (Bakara Suresi: 286) buyurmuştur. Kendisi hakkında bile kıraat etmesi gerekli değil iken, başkası adına kıraat etmesi hiç gerekli sayılmaz.

Ümmi olan ve buna benzer bir kişi şayet Fatiha’yı güzel bir şekilde okumaya muktedir olduğu halde böyle okumayacak olursa, ne onun ve ne de kendisine uyanın namazı sahih olmaz. (Okumasıyla) manasını tam veremeyecek şekilde nağme ile okuyan bir kimsenin imamlığı mekruhtur. Şayet Fatiha dışında bir yerin manasını veremeyecek olursa bu, hem kendi namazını ve hem de ona uyanın namazının sıhhatine mani değildir. Ancak kasden manayı bozacak olursa her ikisinin de namazını bozmuş olur.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/amanin-imam-olmasi/,https://kutsalayet.de/kafirin-kadinin-ya-da-supheli-olan-hunsanin-arkasinda-namaz-kilmak/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız