Şayet imam ile birlikte erkek ve kadınlar varsa, bu durumda müstehap olan, imamın ve erkeklerin (yerinde) sabit kalmaları, imamın da kadınların ayrılmalarını görebilecek bir mesafede bulunmasıdır. Buharı’de geçen Ümmü Seleme hadisinde şöyle geçmektedir: “Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) döneminde kadınlar, farz namaz bittikten sonra kalkar, Allah Resulü ile birlikte bir miktar namaz kılmak isteyen erkekler ise (ayağa kalkmadan önce) biraz beklerlerdi . . . ”
Onlarla birlikte namazda kadınlar yoksa, bu durumda işini uzatmaz. Çünkü Hz. Aişe’nin rivayetine göre, o şöyle demiştir: “Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) selam verdikten sonra ‘Allahumme ente’s Selam ve minke’s Selam Tebôrakte yô Zelcelôli ve’/ İkram’ diyecek kadar (bekler ve) otururdu.” Ayağı kalkmayacak olursa, o zaman -kıbleye doğru yönelmiş bir şekilde beklemeksizin- kıbleye karşı (sırtını vererek) dönmesi müstehap sayılır. Semura b. Cundep’ten nakledildiğine göre, o şöyle demiştir: “Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) namazı bitince bize doğru yüzünü çevirirdi.”
İmama uyanların, imamdan önce ayağı kalkmamaları müstehaptır. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Rüku ederken, secde ederken, doğrulurken, namazdan selamla çıkarken sakın beni geçmeyin.” buyurmuştur.
Şayet imam, namaz sonrası oturmayı uzatma ve kıbleye doğru yönelmeyi yapmayacak olursa, o zaman uyanların (ondan önce) kalmalarında bir sakınca yoktur.
Sağı olsun, solu olsun dilediği tarafa doğru yönelebilir. Bu noktada İbn Mesud şöyle demiştir: “Sizden biri (mihrabın) sadece sağ tarafından ayrılıp da şeytana namazından bir nasib bırakmasın. Şüphesiz ben, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in çokça mihrabın sol tarafından çekildiğini gördüm.” Buhar’i ve Müslim ittifak etmiştir.