"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Son teşehhüd ve ondaki oturuş

İmam Ahmed’e göre sünnet olan “teverrük” oturuşunu, son teşehhüdde yapmaktır. Teverrük oturuşu: Sağ ayağı dikip, sol ayağın içini sağ ayağının diz altına geçirip uzatmak ve bu şekilde yerin üzerine oturmaktır. İmam Malik ve İmam Şafü bu görüşe sahip olmuşlardır. Çünkü Ebu Humeyd hadisinde şöyle geçmiştir: “Son rekatta oturduğunda ise sol ayağını ileri alıp ve diğerini dikip, mak’adı üstüne otururdu.” Bir rivayet de şöyledir: “Ta ki kendisinden sonra selam olan secdeye (son oturuşa) gelince de sol ayağını (sağ tarafa) çıkardı ve sol kabasının üzerine (teverruk yaparak) oturdu.” İbn Zübeyr’den nakledildiğine göre, o şöyle demiştir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) namazda oturacağı vakit sol ayağını, baldırının ve bacağının arasına koyar, sağ ayağını ise yayardı . . .” Ebu Davud’un lafzı ise: “Sol ayağını, sağ baldırının altına ve bacağının arasına koyar, sağ ayağını ise yayardı . . .” şeklindedir.

Sevri ve Rey ashabı şöyle demiştir: “Bu son oturuşta da tıpkı ilk oturuşunda olduğu gibi yayılmış bir şekilde oturur. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘den bu şekilde oturduğuna dair açıklamalar söz konusu edilmiştir. Onların ilk teşehhüd konusunda ileri sürdükleri delillerin, bu noktada tartışma konusu olmayacağı şeklinde cevap verilmiştir. Nitekim hadisin ravisi olan Ebu Humeyd dahi, yayılmış bir şekilde oturmanın ilk teşehhüdde ve teverrük oturuşunun ise ikincisinde söz konusu olduğunu beyan etmiştir. İşte onun bu beyanını ve bu ilavesini almak ve ona dönmek vaciptir.

Kişi, sadece ikinci teşehhüdde olunca teverrük oturuşunu yapar. Çünkü Vail b. Hucr hadisinde: “Sol ayağını yaydı.” ifadesi gelmiştir. Burada selam verdiği ve vermediği şeklinde bir ayrım ise yapmamıştır. Hz. Aişe ise şöyle demiştir: “Allah’ ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) her iki rekattan sonra tahiyyat okur, sol ayağını yayar, sağ ayağını ise dikerdi.” Bu her ikisi de tüm teşehhüdlerde, yayılmış bir şekilde oturulacağını gerektirmektedir; ancak Ebu Humeyd hadisinde ikinci teşehhüdle ilgili gelen hadis bunun dışındadır. O zaman bu, asıl konunun dışında kalmış olur.

İmam Şafii der ki: İkinci rekat olmasa dahi, içerisinde selam bulunan tüm teşehhüdlerde teverrük oturuşu yapmak sünnettir. Bu teşehhüd ve onun için söz konusu olan oturuş, namazın rükünlerindendir. Bunun vacip olduğunu söyleyenlerden birisi de İmam Şafii’ dir. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) bunu emir buyurmuş, bununla bizzat amel etmiş ve devamlı üzerinde durmuştur.

İmam Malik ve Ebu Hanife ise bunu vacip saymazlar; ancak Ebu Hanife, teşehhüd miktarı kadar oturmayı gerekli görmektedir. Bunun yanında her ikisi de buna dair bir delil olarak, Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘ in, bedeviye bunu öğretmemesini de gerekçe göstermişlerdir. Ve bu da bunun vacip olmadığına bir delildir. Bunun “muhtemel olarak teşehhüdün farz kılınmasından önce böyle olduğu” şeklinde cevap verilmiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/tesehhudden-sonra-ayaga-kalkmak/,https://kutsalayet.de/peygambere-salat-ve-selam-getirmek/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız