İmam Ahmed’e göre teşehhüdde tercih edilen (tahiyyat duası), Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in İbn Mesud’a öğrettiği şu duadır:
“Ettehiyyatü lillahi vessalavatü vettayyibatü, esselamu aleyke eyyühen-nebiyyu ve rahmetullahi ve berekatüh, esselamu aleyna ve alâ ibadillahi’s-salihin. Eşhedu en lâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve resulüh.”
(Anlamı: Selamet, rahmet ve tüm güzellikler Allah içindir. Ey Peygamber, Allah’ın rahmeti, bereketi ve selamı senin üzerine olsun. Selam olsun bize ve Allah’ın tüm salih kullarına. Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet ederim. Şehadet ederim ki Muhammed, Allah’ın kulu ve elçisidir.)
Tirmizî şöyle demiştir:
“İbn Mesud’un hadisi başka yollarla da rivayet edilmiştir. Teşehhüd hakkında Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’den rivayet edilen en sahih hadis budur. Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ashabından ve tabiînden pek çok kişi de bu hadisle amel etmişlerdir.”
Dolayısıyla bu teşehhüdü almak ve bununla amel etmek daha öncelikli ve daha kesindir. Bunu Sevri, İshak, Ebu Sevr, Rey ashabı ile Şark ehlinin çoğu da ifade etmiştir.
İmam Malik şöyle demiştir:
“En faziletli teşehhüd, Ömer b. el-Hattab’ın şu teşehhüdüdür: ‘Ettehiyyatü lillahi ez-zâkiyyâtü lillahi es-salavatü…’ şeklinde başlar, geri kalanı ise İbn Mesud’un hadisinde geçen şekildedir.”
İmam Şafiî ise, en faziletli teşehhüdün İbn Abbas’tan nakledilen teşehhüd olduğunu belirtmiştir. Şöyledir:
“Dilimizle, vücudumuzla ve tüm mallarımızla yapılan ibadetlerin hepsi sadece Yüce Allah’a mahsustur. Tüm kulluk ve ibadetler O’ndan başkasına yapılamaz. Ey son Peygamber olan Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)! Allah’ın rahmeti, bereketi, selam ve selameti senin üzerine olsun. Yine Allah’ın selamı ve saadeti bizim üzerimize ve Allah’ın hayırlı ve iyi işler işleyen kullarının üzerine olsun. Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet ederim. Şehadet ederim ki Muhammed Allah’ın kulu ve elçisidir.”
Buradaki ihtilaf, namazın tamam olup olmamasıyla ilgili değil; namazın daha faziletli ve daha üstün bir şekilde kılınmasıyla ilgilidir. En değerli olan, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ashabına öğretmiş olduğu ve onların da bizzat ezberleyip uyguladığı teşehhüddür. Bu da İbn Mesud’un rivayet ettiği teşehhüddür. Çünkü onun rivayeti, isnad açısından en sahih olanı ve ravileri en fazla olanıdır. Nitekim bu rivayet hakkında sahabeden bir topluluk ittifak etmiştir. Bu sebeple, en evla teşehhüd olarak kabul edilmiştir.