Fatiha’yı okurken, hareke ve şeddelere (bir de uzatmalara) uyması, manayı bozacak nağme ve çekişlerden de kaçınması gerekir. Şayet harekesini, tertip ve uzatmasını terk eder veyahut manayı bozacak nağme ve çekişler yaparsa — mesela: “iyyâke”yi “iyyâki” şeklinde esreyle okumak, “en‘amte”yi “en‘amtu” şeklinde te’nin ötresiyle okumak veyahut “ihdinâ”yı “ehdinâ” şeklinde elifle okumak gibi — bu durumda kıraat yapmış sayılmaz, ama bunları yapmaktan aciz olursa başka. Bu, Şâfiî mezhebinin görüşüdür. Zira bu şekilde okunduğu vakit, mana bozulmuş olacaktır. Bir de şeddeli harf, iki harfin yerine bedel olarak gelmiştir.
Kıraatinin yeterli geleceği en az seviyesi, kendisinin de işiteceği seviyedeki kıraatidir veya işiten kimse olması durumunda işitme seviyesidir. Bundan daha az olursa kıraat sayılmaz.
Müstehap olan, bu kıraatini belirli bir tertîl (ahenk) üzere, tane tane okumasıdır ve her bir âyet üzerinde durarak okumasıdır. Bunun yanında med ve lîn harflerini de uzatmadan ve birleştirmeksizin okumalıdır. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Kur’an’ı tane tane oku.” (Müzzemmil Suresi: 4)
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in namaz kılma şeklini ortaya koyan Enes hadisinde ise o şöyle demiştir: “Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) uzatmaları çekerdi.”
Şayet işin ucu uzatmaya ve nağmeye kadar nihayet buluyorsa, o zaman harekelerin harflerin yerini alması söz konusu olabileceğinden dolayı mekruh olur.