Hayız ve nifas sebebiyle gusül almanın vacip olduğu konusunda bir ihtilaf yoktur. Şüphesiz Allah’ın Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) birçok hadiste hayızdan sonra gusül almayı emretmiştir. Nifas da aynı şekilde hayız hükmündedir.
Doğum hali kandan arındığı zaman, bundan dolayı gusül almak gerekli değildir. Ancak bir görüşe göre bu durumda da gusül almak gerekir. Çünkü doğumdan sonra akan akıntının, nifas kanı olup olmadığında şüphe vardır ve bu nedenle nifas hükmüne dâhil olabilir. İmam Şâfiî’nin ashabı da bu konuda iki farklı görüş bildirmiştir. Bunlardan birincisi doğru olandır. Çünkü vaciplik, şeriatın hükmüyle sabit olur. Bu olayda ise gusül almayı gerektirecek bir nass (ayet ya da hadis) bulunmamaktadır. Ayrıca böyle bir anlamı ifade eden açık bir ifade de yoktur.
Bu doğum sonrası gelen akıntı ne kan ne de menidir. Oysa şeriat sadece bu iki durumdan dolayı guslü vacip kılmıştır. Akıntının nifas olma ihtimaline dayanarak: “Ama bunda şüphe vardır!” diyenlere şöyle cevap verilir: Şüpheli durumun hükmü, ancak hakkında nass veya icma varsa geçerli olur. Halbuki burada ne bir nass ne de icma mevcuttur.