"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Abdestte niyet etmek

Niyet etmek, tüm hadesten taharetler için şart görülmüştür. Niyet olmadan ne abdest, ne gusül ve ne de teyemmüm geçerli olur. Rabia, İmam Malik, İmam Şafü, Leys, İshak, Ebu Ubeyd ve İbn Munzir bu görüşü kabul etmişlerdir. Nitekim Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: “Ameller ancak niyetlere göredir. Her kişiye de ancak niyet ettiği vardır.” Buhar! ve Müslim ittifak etmiştir. 120 Niyet olmadan şer’! bir amelin gerçekleşmeyeceğini ortaya koymuş olmaktadır. Çünkü hadesten taharet teyemmümde olduğu gibi, niyet olmadan gerçekleşmez. Abdest ayetinde de durum böyledir. Zira Yüce Allah’ın: “Namaz için kalktığınız zaman yüzünüzü . . . yıkayınız.” (Maide Suresi: 6l) ayetindeki “namaz için” buyruğu, niyeti ifade etmektedir.

Sevri ve Rey ashabı ise; Suyla temizlik yapmak için niyetin şart olmadığını, bunun sadece teyemmüm için gerektiğini, çünkü abdest ayetinde niyetin zikredilmediğini, dolayısıyla bir necasetin yıkanmasında olduğu gibi, suyla temizlik yapmak için de niyetin zorunlu olmayacağını ileri sürmüşlerdir. Niyetin gerekliliği için delil gösterilen bu ayet-i kerimeyi, onlar abdest için niyetin gerekli olmayacağına dair delil göstermişlerdir. Bu ayetin, abdestin sadece yıkanılacak ve meshedilecek kısımlarını zikretmiş olduğunu belirtmişlerdir. Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) ise niyeti yalnız teyemmüm için şart koştuğunu ifade etmişlerdir. Niyetin, “su ile temizlik” olduğuna dair kavline gelince, bunun hakkında şöyle denilir: Temizlik bir ibadettir; ibadet ise niyet olmadan gerçekleşmez. Zira bununla kişi, Yüce Allah’a yakınlaşmış, O’na itaat etmiş ve emrine uymuş olmaktadır. Bunun gerçekleşmesi de niyetsiz olmaz.

Niyetin yeri kalptir. Niyet kasdetmekten ibarettir ve kasdetme mahalli ise kalptir. Bu durumda, kalbiyle kasdedecek olursa, bu niyeti tamam olur. Dili ile telaffuz edecek olur da kalbiyle henüz bu niyete hazır olmamış olursa, niyeti geçerli olmamış olur.

Niyetin sıfatı: Kendisine ancak temizlenmesi (abdest alması) halinde mübah olacak olan namaz, tavaf, mushafa dokunmak ya da hadesten taharet gibi amelleri yerine getirmek için, temizlenmeye dair (kalbiyle) kasdedip niyetlenmesidir. Bu, ihtilafsız olarak niyetin şart olduğunu kabul eden kimselerin görüşüdür.

Serinlemek, yemek-içmek ya da bunun gibi yerine getirilmesi dinde temizlik yapmadan (abdest almaksızın) da serbest olan ameller için, şayet temizlik yapacağına dair niyet edecek olur da meşru bir temizlik için niyet etmezse, bu durumda o, hadesini (abdestsizliğini) ortadan kaldırmış olmaz. Çünkü abdeste dair niyet etmemiş ve buna dair niyet konusunda bir şey gerçekleştirmemiştir. Herhangi bir şey de yapmış sayılmaz.

Abdestsiz olduğu sonradan ortaya çıkarsa:
Şayet baştan abdest almaya niyet edecek olur da kendisinin abdestsiz olduğu ortaya çıkarsa, işte bu durumda abdestli olup olmadığı noktasında iki rivayet vardır:

Abdesti geçerlidir; çünkü meşru bir abdeste niyet etmişti.
Abdesti geçerli değildir; çünkü hadesten taharete ve buna bağlı konulara dair niyet etmemişti.
Meşru olmayan bir amele niyet:
Aynı şekilde, şayet kendisine abdestin meşru olduğu bir amelde niyet edecek olursa, bu durumda abdest alması şart değildir. Mesela Kur’an-ı Kerim okumak, ezan okumak ve iki görüşten birisine göre uyumak gibi. Kendisi abdestsiz olduğu halde yeni bir abdeste niyet edecek olursa, bu durumda evla olan abdestinin geçerli olduğudur. Çünkü bu kimse, abdestinin geçerli olması noktasında zorunlu olarak abdeste niyet etmiştir ki bu da fazileti elde etmek için, bunu abdestli olarak yapmış olmasıdır.

Niyetin temizlikten önce yapılması:
Niyetin tüm temizliklerin (abdest, gusül vb.) başında yapılması vaciptir; çünkü bunların yerine gelmesi için şarttır. Hepsinin geçerli olması niyete bağlıdır. Buna göre niyet etmeden önce herhangi bir temizlik gereksinimi yapılmış ise temizlenmemiş sayılır. Ellerin yıkanmasından önce niyet edilmesi müstehap görülmüştür; çünkü böylelikle abdestin sünnetleri ve farzları niyetle kuşatılmış olsun. Niyetin öne alınması, şayet namazdaki (Subhanallah) sözümüz kadar kısa bir arayla olacak olursa bu caizdir, uzayacak olursa niyet geçerli değildir.

Niyetin sürekliliği:
Abdestteki ameller niyetle içli dışlı olsun diye abdestin sonuna kadar niyeti hatırlamaya devam etmek müstehap sayılmıştır. Bu, niyetin hükmüne sahip olması demektir. Bunun anlamı şudur: Niyetini kesmeyecek ve ara vermeyecek bir durumda olmasıdır. Farklı bir duruma da geçse her halükarda bu niyetini tamamen kesmemelidir. Şayet abdest aldığı esnada niyetini kesecek olursa bu, diğer geri kalan abdestini geçersiz kılmaz. Çünkü doğru ve geçerli bir şekilde ameline başlamıştı, sonrasında niyeti kesecek bir şeyin meydana gelmesi bununla (abdesti bozmakla) alakalı sayılmaz. Çünkü bu, kendi ihtiyarı (seçimi ve isteği) dışında gerçekleşmiştir.

Niyette şüphe:
Abdest alacağı esnada niyetinde şüphe edecek olursa, bu niyetini baştan yapması gerekir. Çünkü abdest bir ibadettir, abdest aldığı halde onun bir şartında şüphe etmiş olduğundan dolayı -namazda olduğu gibi- bu abdesti geçerli olmaz. Bu durumda, (şüphesi olduğu halde) niyetin bulunmasına itibar edilmez. Zira abdest almaya geldiği ya da abdest ameline başlayacağı bilinse, bunun az öncesinde, az sonrasında ya da tam alma esnasında iken bir şüphe duymuş olsa niyetin varlığı devam etmiş olur. Ancak abdest alındığı esnada iken şüphe gerçekleşmiş ise abdestin sonrası geçerli olmaz.

Yıkanıp yıkanmadığı hususunda şüphe:
Aynı şekilde bir uzvun yıkanıp yıkanmadığı noktasında şüphe edecek olursa, o zaman bu uzvu yıkamamış gibi hüküm alır. Çünkü aslolan yıkanmadığıdır; ancak (şüphe değil de) vesvese gibi bir düşünce sadır olacak olursa, buna da iltifat edilmez.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/suyun-temiz-olmasi/,https://kutsalayet.de/yuzu-yikamak/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız