Hayvan hayatta iken temiz idiyse, öldükten sonra da yünü, kılı, kabuğu ve tüyü yine temizdir. İmam Malik ve arkadaşları bunu ifade etmişlerdir. Çünkü böylelikle bunlar, sanki temiz bir şekilde kesilmiş bir hayvanın hükmüne tabi gibidir. Ölmesiyle diğer azalarının pis olduğu hükme dahil olmazlar. Ölüm bunları helallik noktasında etkilemez, hayvanın ölmesiyle onları pis de etmez. Hayvan öldüğü vakit bu azalar necis de sayılsalar (ki öyle değildir), hayvan ölmeden önce onun bedeninden ayrılıp kopup gitmiş olsa bile, yine de temiz hükmündedirler.
Kimi alimler ise yünlerin yıkanmasını şart koşmuştur. İmam Ahmed’den gelen rivayet, bunların necis olduğunu göstermektedir. Bu, İmam Şafii’nin de kabul ettiği görüştür. Çünkü yünler, hayvandan türediği için ölümü sebebiyle diğer organlar gibi onu da pisletecektir.
Bu görüşe şöyle cevap verilmiştir: Bir defa organlarda hayat belirtisi vardır. Hayvan hayatta iken, bedeninden ayrılmalarıyla pis olacaklardır. Ama bu konumuz tamamen farklıdır; zira başlı başına yünlerin türemesinde hayat belirtisi vardır denemez. Mesela bitkiler, buna bir örnek oluşturmaktadır.
Chat
Sohbet Yükleniyor...