Bir fırının alt kısmında iğne ya da yüzük bulunursa ve bu parçalar görünür fakat çıkarılamıyorsa, eğer hamur bunlara temas ederek pişirilirse, o hamur necis olur. Hangi hamurdan söz ediliyor? Orta sertlikteki hamurdan.
Eğer bu parçalar, mühürlü fırının sıvalı kısmında bulunuyorsa: eğer necis bir fırındaysa, onlar da necistir; eğer temiz bir fırındaysa, onlar da temizdir.
Bir fıçının tıpasında bulunuyorlarsa: yan tarafında iseler necistir, ağzının karşısında iseler temizdir.
İçinde görünüyor ama fıçının iç boşluğuna ulaşmıyorsa, temizdir.
İçine gömülmüş ve üzerlerinde sadece bir sarımsak kabuğu kadar örtü varsa, temizdir.
İçi temiz sıvılarla dolu bir fıçı ve içinde emzik bulunur, mühürlüdür ve bir ölüyle aynı çadıra yerleştirilmiştir: Beit Şammai der ki, fıçı ve içindeki sıvılar temizdir, fakat emzik necistir. Beit Hillel der ki, emzik de temizdir.
Daha sonra Beit Hillel, Beit Şammai’nin görüşüne döner.
Fırının alt kısmında bir haşere bulunursa, temiz sayılır. Çünkü şöyle deriz: canlıydı, şimdi öldü.
Alt kısımda bir iğne ya da yüzük bulunursa, temiz sayılır. Çünkü şöyle deriz: fırın yapılmadan önce oradaydılar.
Eğer küllüğünde bulunmuşlarsa, necis sayılırlar, çünkü artık başka bir açıklama kalmaz.
Temiz olmayan sıvıları emmiş bir sünger, dışı kuruysa ve fırının hava boşluğuna düşerse, necis sayılır. Çünkü sonunda sıvı dışarı çıkacaktır.
Aynı şekilde, bir şalgam veya kamış parçası da.
Rabbi Şimon bu ikisini temiz sayar.
Temiz olmayan sıvılarla kullanılmış kilden parçalar fırının içine düşerse ve fırın yakılmışsa, necis olur.
Çünkü sonunda sıvı dışarı çıkar.
Bu yeni preslenmiş üzüm posası için geçerlidir, ama kurumuş olanı için değil.
Ancak biliniyorsa ki içlerinden sıvı sızar, o zaman üç yıl sonra bile olsa necis sayılır.
Temiz olarak işlenmiş üzüm posası ve kabukları üzerine sonradan necis kişiler bastığında, içlerinden sıvı çıkmışsa, bu sıvılar temizdir. Çünkü ilk işleme süreci temizlik içinde gerçekleşmiştir.
İçine bir boru girmiş bir kuş, diken yutmuş bir sopa, yüzük yutmuş bir tuğla; bunlar temiz sayılır.
Ama bunlar bir ölüyle aynı çadıra girerse, necis sayılırlar.
Zav bunlara dokunursa, onlar da necis olur.
Fırının hava boşluğuna düşerlerse, temizdirler. Ama fırını necis kılmışlarsa, ekmek onlara dokunursa, yine de temizdir.
Fırının üst kısmına yerleştirilen ve mühürlü bir kap olan “sreida” çatladığında, çatlak fırından “sreida”ya uzanırsa, çatlağın ölçüsü bir sopa ağzı kadar olmalıdır ki içeri girmesin.
Rabbi Yehuda der ki: eğer içeri girerse, sayılır.
Eğer “sreida” çatlamışsa, ölçüsü sopa ağzı kadar içeri girmeli.
Rabbi Yehuda der ki: içeri girmemeli.
Eğer yuvarlaksa, uzun olarak değil, çapına göre ölçülür.
Fırının yan tarafından veya alt kısmından delinmişse, deliğin ölçüsü içeri girip çıkan ve hareket eden bir kuş kadar olmalıdır.
Rabbi Yehuda der ki: hareket etmeyen bir kuş kadar.
Eğer delik yandan açılmışsa, içine girip çıkabilen ama hareket etmeyen bir kuş kadar olmalıdır.
Rabbi Yehuda der ki: hareket edebilen kadar.
Rabbi Şimon şöyle der: delik ortadaysa, ölçülür; yandaysa, ölçülmez.
Aynı şey, fıçı tıpası için de geçerlidir.
Delik varsa, ölçüsü ikinci kalite arpa mumu kadar olmalı.
Ortadaysa sayılır, yandaysa sayılmaz.
Aynı şekilde, büyük testiler için de bu ölçü geçerlidir.
Bu hükümler ne zaman geçerlidir? Şarap için yapılmışlarsa.
Ama diğer sıvılar için yapılmışlarsa, ne kadar küçük olursa olsun, necis sayılır.
Bu da sadece doğal yollarla oluşmuşsa geçerlidir.
Ama insan eliyle yapılmışsa, yine küçük bile olsa necis sayılır.
Yiyecekler için yapılmış bir kap delikse, ölçüsü zeytin kadardır.
İçecekler içinse, ölçüsü içecek miktarıncadır.
Hem yiyecek hem içecek için yapılmışsa, en sıkı kurala göre değerlendirilir; yani mühürlü olup içecek toplayıcı olarak değerlendirilir.