Bayram akşamı Şabat’a denk gelirse, kişi bayram günü şabat için yemek pişirmeye başlamaz, ancak bayram için pişirir. Eğer yemeği bırakırsa, şabat için bırakmış olur ve bayram akşamından pişirmeye başlayıp şabata bağlar. Beit Şamai der ki, iki yemek pişirilir. Beit Hillel der ki, bir yemek yeterlidir. Balık ve üzerine yumurta, bu iki yemek gibidir. Yemeği yedi veya kaybetti ise, baştan pişirmez; kalan varsa şabata bağlar.
Şabat sonrası hakkında Beit Şamai der ki, her şeyi şabatten önce yıkarlar; Beit Hillel ise, kaplar şabatten önce yıkanır, kişi ise şabat günü yıkar.
Taş kaplarda suya temas eşit sayılır ama batırmazlar. Bir kaptan diğerine ve bir bağdan diğerine batırırlar.
Beit Şamai der ki, barış sunuları getirilir ama dayanmazlar, yani kurban edilmezler; Beit Hillel ise, hem getirilir hem kurban edilir ve dayanır.
Beit Şamai der ki, kişi ayaklarına sadece içilebilen sıcak şeyi koyar; Beit Hillel ise, izin verir. Kişi ateş yakar ve sıcaklar kendini.
Rabban Gamliel üç konuda Beit Şamai gibi katıdır: Bayramdan Şabat’a kadar sıcak şey saklanmaz, bayramda şamdan eğilmez ve sadece ince ekmek pişirilir. Rabban Gamliel der ki, babasının evinde hep ince ekmek pişirilirdi. Onlara denildi ki, “Baban için ne yapalım ki, kendine katı davranıyor, halka ise kolay davranıyor?” Rabban Gamliel üç konuda da kolaylık sağlar: Yataklar arasına saygı gösterir, bayram günü bir ekmek bırakır ve Pesah gecesi haşlanmış oğlak yapar. Hahamlar yasaklar.
Rabbi Eleazar ben Azarya üç konuda izin verir, hocalar ise yasaklar: Hayvanın boynundaki kesik parça bayramda çıkarılır, hayvanın derisi kesilir ve biberleri derilerinde ovarlar. Rabbi Yehuda der ki, bayramda hayvan derisi kesilmez çünkü yaralanmaya sebep olur, ama deri ovulabilir. Hahamlar ise ovulmaz derler.
Küçük etrogun büyüklüğü hakkında Rabbi Meir der ki, ceviz büyüklüğündedir. Rabbi Yehuda der ki, yumurta büyüklüğündedir. Büyük etrogda Rabbi Yehuda der ki, iki elin arasında rahatça tutulabilir. Rabbi Yose der ki, tek el ile bile tutulabilir.
Lulav sadece kendi cinsiyle bağlanır diyen Rabbi Yehuda’dır. Rabbi Meir ise, bağlanmış halde bile olur. Rabbi Meir, Kudüslülerin altın bağlarla bağladığını ama tuttukları yerin alttan olduğunu söyler.
Bayramda lulav nasıl sallanır? İlk gün Şabat ise yedi gün sallanır, diğer günler altı gün. Arava için de aynı kurallar geçerlidir.
Lulav ve arava sayısı altı veya yedi arasındadır. Hallel ve sevinç sekiz defa yapılır. Suka ve su dökme yedi defa. Flüt beş veya altı defa çalınır.
Bayramın ilk günü Şabat ise, lulavlar evlerin çatısına çıkarılır, kantolar toplar ve yaşlılar yerine koyar. Herkese “Lulav alan hediye aldı” öğretilir. Sonraki günler herkes kendi lulavını alır.
Kadınlar, çocuklar ve köleler sukadan muaftır; ancak anneye muhtaç olmayan çocuk lulav tutmak zorundadır.
Sürekli olarak sabah ve akşam lulav sallanır. Yolculukta lulav alınmamışsa eve varınca alınır.
Küçük çocuklar lulavlarını düşürür ve etroglari yer.
Bayram son günü sevinç ve hallel sekiz kez yapılır. Beit Şamai der ki, bayramın son günü saygı gereği su için kaplar indirilir ve kaldırılır.
Su dökme şu şekilde yapılır: Altın tabakta üç lug su doldurulur, su kapısına gidilir; orada suya paralel iki gümüş kâse bulunur. Rabbi Yehuda der ki, bu kâseler sıvalıdır ancak şaraptan dolayı kararır ve üzerlerinde iki ince delik açılmıştır. Biri kalın, biri ince olup birleşmiştir. Arap suyu doğu, şarap batıdır. Su şaraba, şarap suya karışır. Rabbi Yehuda der ki, sekiz kez su dökülür ve dökücüye “Elini kaldır, her defasında ayaklarının üstüne bir kez dök” denir; halk da etroglariyla döver.
Şabat akşamı da aynı şekilde yapılır; o gün kutsanmamış altın varil dolu su getirilir ve sokakta bırakılır. Su veya şarap dökülürse kutsal sunağa uygun değildir.