Bir bayram gününde doğan yumurta hakkında Beit Şamai der ki, yenebilir; Beit Hillel ise, yenmez. Beit Şamai der ki, maya ölçüsü zayit (yaklaşık 27 gram) ve hamur ölçüsü katavet (yaklaşık 224 gram) olmalıdır. Beit Hillel ise her iki ölçüde de kabul eder.
Canlı hayvan veya kuş kesme konusunda Beit Şamai der ki, bayram gününde kesilen hayvan derin bir çukura gömülüp üzeri kapatılmalıdır. Beit Hillel ise, ancak kesim önceden hazırlanmışsa yani daha önce toprak kazılmışsa kesim yapılabilir; kesim yapıldıysa çukur kazılıp üzeri kapatılmalıdır. Çünkü önceden hazırlanmış kor ateşi vardır.
Beit Şamai der ki, bayramda bir çatıdan diğer çatıya merdiven taşınmaz ama pencereden pencereye değnek taşınabilir. Beit Hillel izin verir. Beit Şamai der ki, ancak önceden sallanabiliyorsa merdiven taşınabilir; Beit Hillel ise, taşımaya başlayıp “Ben bunu alıyorum” diyebilir.
Bir kuluçka yuvasında siyah yumurtalar varsa ve beyazlar bulunursa ya da beyaz yumurtalar siyahlarla birlikteyse, iki siyah ve üç yumurta varsa yasaktır. Üç siyah ve iki beyaz varsa izinlidir. Yuva içinde veya önünde başka yumurta varsa yasaktır; sadece o yumurtalar varsa izinlidir.
Beit Şamai der ki, bayramda panjur kaldırılmaz; Beit Hillel ise hem kaldırılmasına hem de tekrar indirilmesine izin verir. Beit Şamai der ki, bayramda et kesmek için bıçak alınmaz; Beit Hillel izin verir. Beit Şamai der ki, deriyi bilemek ve yükseltmek için bıçak alınmaz, ancak yanında maya ölçüsü et varsa izinlidir. Beit Hillel izin verir.
Beit Şamai der ki, küçük çocuklar, lulav (dallardan oluşan bayram simgesi) ve Tevrat kitabını halkın içinde taşımaya çıkarılmaz. Beit Hillel izin verir.
Beit Şamai der ki, bayramda kahinlere verilen halla (bayram ekmeği) ve hediyeler taşınmaz, ister dün alınmış ister bugünden. Beit Hillel izin verir. Beit Şamai der ki, halla ve hediyeler, kahine hediye veya teruma (kutsal vergi) olarak verilirse taşınmaz. Beit Hillel der ki, teruma hak sahibi değilse taşınmaz, ancak hediyeler hak sahibine aitse taşınır.
Beit Şamai der ki, baharatlar ağaç tokmağı ile ezilir, tuz ise toprak havanda, ancak Beit Hillel baharatların taş tokmağıyla ezilmesini ve tuzun ağaç havanda ezilmesini kabul eder.
Beit Şamai der ki, bayramda ufak şeyleri ayıklayan kişi sadece yemek ayıklar. Beit Hillel der ki, kişisel yöntemle ayıklar ama leğen, elek veya büyük kapta değil. Rabban Gamliel der ki, hatta yıkar ve ayıklar.
Beit Şamai der ki, bayramda sadece yiyecek gönderilir. Beit Hillel ise, hem canlı hayvanlar hem de ölü hayvanlar gönderilir; şarap, yağ ve salatalıklar da gönderilir ancak hububat gönderilmez. Rabbi Şimon hububat göndermeyi izin verir.
Beit Hillel der ki, lulav bağları, ister dikili ister sarılı olsun, hatta ipli olsun taşınır. Rabbi Yehuda der ki, sadece ipli bağlar taşınır.
Beit Meir der ki, lulav bağlarını sarılı halde tutan Kudüslülerin örneği vardır; alt kısmından tutarlardı. Beit Şamai der ki, sadece cinsiyle tutulur; Beit Meir der ki, hatta bağlanmış şekilde. Rabbi Meir’in aktardığına göre Kudüslüler altın bağlarla sararlardı ama tutma yeri altından olurdu.
Lulav nasıl sallanır? Bayramın ilk günü Şabat’a denk gelirse, yedi gün lulav kullanılır, diğer günler altı gün. Arava nasıl sallanır? Yedinci gün Şabat’a denk gelirse, yedi gün, diğer günler altı gün.
Lulav ve aravanın sayısı altı ve yedi arasındadır. Hallel ve sevinç sekiz kez yapılır. Suka (barınak) ve su dökme yedi kez olur. Flüt beş veya altı kez çalınır.
Bayramın ilk günü Şabat ise, lulavlar evlerin çatısına götürülür ve kantolar onları alır, sıraya dizer ve yaşlılar yerine koyar, herkese “Lulavı alan hediye almıştır” diye öğretir. Sonraki günler herkes kendi lulavını alır.
Kadınlar, çocuklar ve köleler sukadan muaftır, ama çocuk annesine muhtaç değilse lulav tutmak zorundadır. Sürekli olarak lulav sallanması sabah ve akşam yapılır. Kim yolda lulav alamadıysa eve varınca sofrada tutar.
Küçük çocuklar lulavlarını düşürür ve etroglari yerler.
Bayramın son günü sevinç ve hallel sekiz kez yapılır. Beit Şamai der ki, bayramın son gününde saygı gereği su için kaplar indirilir ve kaldırılır.
Su dökme nasıl yapılır? Altın bir tabakta üç lug su doldurulur, su kapısına gidilir, orada suya paralel iki gümüş kâse vardır. Rabbi Yehuda der ki, bu kâseler sıvalıdır ama şarap nedeniyle kararmışlardır ve ince iki delik açılmıştır; biri kalın, biri ince, ikisi birleştirilmiştir. Arap suyu doğu, şarap batıdır. Su şaraba, şarap suya karışır ve karışım çıkar. Rabbi Yehuda der ki, sekiz kez su dökülür ve dökücüye “Elini kaldır, her defasında ayaklarının üstüne bir kez dök” denir, halk etroglariyla döver.
Şabat akşamı da aynı şekilde yapılır; sadece o gün akşamı kutsanmamış altın bir varil dolu su ile doldurulur ve sokağa konur. Su veya şarap dökülürse, kutsal sunağa uygun değildir.