"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Yoma 6

Yom Kippur günü için iki keçi, görünüşleri, boyları, kanları ve tutulma şekilleri bakımından birbirine eşit olmalıdır. Eşit olmasalar bile geçerlidirler. Biri bugün, diğeri yarın kurban edilir ve geçerlidirler. Eğer birisi ölürse, kura çekmeden önce, diğerinin yerine bir çift alınır. Eğer kura çekildikten sonra biri ölürse, başka bir çift getirilir ve önce onlara kura çekilir. Kura çekilenin adı Şemâ ise, Şemâ’ya çıkan kura geçerli olur, eğer Azazel ise, Azazel’e çıkan geçerli olur. İkinci keçi otlayıp uzaklaşana kadar otlatılır, sonra satılır ve kanları adak olarak düşer çünkü kamu günahı ölmemiştir. Rabbi Yehuda der ki, keçi ölür. Ayrıca Rabbi Yehuda der ki, kan döküldüğünde bürün (sorunu çıkaran kişi) ölür, bürün ölürse kan dökülür.

Bürün keçisinin yanına gelen kişi ellerini üzerine koyup itiraf eder. Böyle der: “Lütfen, ey Tanrı, halkın günahları ve suçları için af buyur, İsrail halkı için.” Ve şöyle devam eder: “Musa kölenin yazdığı Tevrat’ta (Levililer 16) dediği gibi, o gün sizi günahlarınızdan arındıracak ve sizi temizleyecek.” Başrahipin okuduğu adın duyulmasıyla, orada duran rahipler ve halk diz çöker, secde eder, yüzüstü yere kapanır ve “Kutsal olsun, krallığının yüceliği sonsuza dek olsun” derler.

Bürü taşıyan kişiye teslim edilir. Herkes bürüyü taşımaya layıktır ancak başrahipler kesin bir kural koyar ve İsrail’in bürü taşımasına izin vermez. Rabbi Yosi der ki, bir beşik taşımak vardı ve İsrail taşıyordu.

Babil halkı için bir kuzu hazırlanırdı; saçını yolarlardı ve “atla ve çık” diye seslenirlerdi. Kudüs’ün çevresinden onu ilk sükka’ya kadar götürürlerdi. Kudüs’ten çığlıklar duyulurdu. On sükka’dan son yola kadar doksan mil ve yedi buçuk ris’lik mesafe vardı.

Her sükka’ya “işte yiyecek ve su var” derlerdi. Onu sükka’dan sükka’ya götürürlerdi, son sükka dışındakiler, çünkü o sükka’ya gidemezdi, orada uzak durur ve işini görürdü.

Ne yapardı? Zürih diliyle kuyruklarının yarısını kayaya bağlar, diğer yarısını iki boynuzunun arasına bağlar, iterek geri yuvarlanır ve dağın yarısına gelinceye kadar inerdi. Parçalar oluşana dek orada kalırdı. Sonra arka sükka’nın altında otururdu ta ki hava kararana kadar. O zamandan sonra giysileri kutsal kısımdan çıkarana kadar kirlenirdi. Rabbi Şimon der ki, o an taşlara doğru ittiği zamandır.

Bir öküz ve yakılan keçi yanında olurdu. Derilerini yüzüp mangala koyar ve sunağın üzerine yakarlardı. Derileri dikerler ve külhaneye götürürlerdi. O zamandan beri giysileri kutsal yerden çıkarıp giysileri kirlenirdi. Rabbi Şimon der ki, Rabbin kandili yakıldığında.

Başrahibe dediler ki, “Keçi çölde geldi.” Nasıl bilirlerdi? Yollar yapar, mendiller sallayarak gelirini haber verirlerdi. Rabbi Yehuda der ki, Kudüs ile Beit Hadudo arasında üç mil işaret vardı. Mil yürür, mil döner, üç mil kalır, keçinin çölde geldiğini anlarlardı. Rabbi Ishmael der ki, ayrıca başka bir işaret vardı; tapınağın kapısındaki sarı dil bağlı olurdu, keçi çölde geldiğinde bu dil beyaza dönerdi. İshaya 1’de dediği gibi: “Günahlarınız kar gibi beyaz olacak.”

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/yoma-5/,https://kutsalayet.de/yoma-7/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız