Zeytin ağaçları arasında bulunan buğday sıraları konusunda:
Beyt Şammai der ki: Her biri için ayrı ayrı Peah verilir.
Beyt Hillel der ki: Hepsi için bir taneden Peah verilir.
Ama şunu kabul ederler ki, eğer sıra başları birbirine karışmışsa, bir taneden hepsi için Peah verilir.
Bir kişi tarlasını benek benek eker ve yaş başakları bırakırsa:
Rabbi Akiva der ki: Her biri için ayrı ayrı Peah verilir.
Bilginler der ki: Hepsi için bir taneden verilir.
Ama bilginler, Rabbi Akiva’ya şunu kabul ederler: Eğer kişi kişniş veya hardal gibi şeyleri tarlanın üç ayrı yerine ekmişse, her biri için ayrı Peah verilir.
Bir kişi soğanları yaşken pazara satmak için söker, kurularını ise harmana bırakırsa:
Bunlar için ayrı, öbürleri için ayrı Peah verilir.
Aynı şekilde baklada da, aynı şekilde bağda da.
Salkımı tutarak toplayan kişi, bıraktığına göre kalanından verir.
Eğer bir elden salkım toplamışsa, kalanının hepsi için birden verir.
Soğanların kök kısmı da Peah’a dâhildir,
Ama Rabbi Yose bunu muaf tutar.
Soğan sıraları sebzelerin arasında ise:
Rabbi Yose der ki: Her biri için ayrı Peah verilir.
Bilginler der ki: Hepsi için bir taneden verilir.
Birbirlerinden ayrılan kardeşler iki Peah verir,
Ama tekrar ortak olmuşlarsa, bir Peah verirler.
İki kişi birlikte bir ağaç almışsa, bir Peah verirler.
Biri kuzey kısmını, diğeri güney kısmını almışsa, her biri kendi için Peah verir.
Bir kişi, tarlasındaki ağaçların salkımlarını satmışsa, her biri için Peah verilir.
Rabbi Yehuda der ki: Bu, arazi sahibinin hiçbir şey bırakmadığı zamandır.
Ama eğer sahibi bir şey bırakmışsa, tümü için Peah’ı o verir.
Rabbi Eliezer der ki: Beyt Rova’ (çok küçük bir arazi) dahi Peah’a tabidir.
Rabbi Yehoshua der ki: İki seah (ölçü) kadar olan.
Rabbi Tarfon der ki: Altı karışlık altı karışlık alan.
Rabbi Yehuda ben Beterah der ki: Biçip dönülecek kadar alan. Ve halaha ona göredir.
Rabbi Akiva der ki: Ne kadar küçük olursa olsun arazi, Peah’a, ilk meyvelere ve prozbul yazımına tabidir,
Ve teminatsız mal varlığına sahip olma, para, belge veya zapt yoluyla mülkiyet kazanma işlemlerinde kullanılabilir.
Ölmek üzere olan kişi mal varlığını yazmış, ama çok az toprak bırakmışsa, mirası geçerlidir.
Hiç toprak bırakmamışsa, geçersizdir.
Bir adam mal varlığını çocuklarına yazmış ve karısına da bir miktar toprak vermişse, kadının ketubası düşer.
Rabbi Yose der ki: Kadın bunu kabul ettiyse, hatta yazılı olmasa bile, ketubasını kaybeder.
Bir adam kölesine tüm mal varlığını yazarsa, köle serbest olur.
Ama azıcık toprak bıraktıysa, köle serbest olmaz.
Rabbi Şimon der ki: Daima serbesttir, ta ki şöyle denene kadar: “Tüm mal varlığımı kölem falana verdim, şu bir tanesi hariç.”