Bu güvenle, sizleri iki kez sevindirmek için önce size uğramak, sonra Makedonyaya geçmek, Makedonyadan yine size geri gelerek tarafınızdan Yahudiyeye uğurlanmak niyetindeydim. Bunu isterken acaba kararsız mıydım? Ya da isteklerim benlikten mi doğuyor ki, önce “Evet, evet”, sonra “Hayır, hayır” diyeyim? Tanrının güvenilirliği hakkı için diyorum ki, size ilettiğimiz söz hem “evet” hem “hayır” değildir. Silvanus ve Timoteosla birlikte size tanıttığımız Tanrının Oğlu İsa Mesih hem “evet” hem “hayır” değildi. Onda yalnız “evet” vardır. Çünkü Tanrının bütün vaatleri Mesihte “evet” tir. Bu nedenle Tanrının yüceliği için Mesih aracılığıyla Tanrıya “Amin” deriz. Bizi sizinle birlikte Mesihte pekiştiren ve meshetmiş olan Tanrıdır. O bizi mühürledi, güvence olarak da yüreklerimize Kutsal Ruhu yerleştirdi.
Tanrıyı tanık tutarım ki, Korinte dönmeyişimin nedeni sizi esirgemekti. İmanınıza egemen olmak istemiyoruz, sevinmeniz için sizinle birlikte çalışıyoruz. Çünkü imanda dimdik duruyorsunuz.
Chat
Sohbet Yükleniyor...