Andolsun, insanı zorluk içinde yarattık.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Le-kad (andolsun ki) halakna (yarattık) el-insane (insanı) fi (içinde) kebed (zorluk)
Mukatil Tefsiri
Yani insanı dimdik ve ayakta duran bir varlık olarak yarattık. Allah Teâlâ Âdemoğlu dışında bütün canlıları dört ayak üzerinde yaratmış, insanı ise iki ayak üzerinde yürür hâlde yaratmıştır.
Bu ayetin Hâris b. Amr b. Nevfel b. Abdümenâf el-Kureşî hakkında indiği rivayet edilmiştir. Medine’de iken bir günah işlemişti. Bunun üzerine Peygamber’e gelerek:
“Bunun kefareti nedir?” diye sordu.
Peygamber:
“Git, bir köle azat et veya altmış yoksulu doyur.” buyurdu.
Hâris:
“Bundan başka bir şey yok mu?” dedi.
Peygamber:
“Sana söylediğim budur.” buyurdu.
Bunun üzerine Peygamber’in yanından üzgün ve kederli olarak ayrıldı. Arkadaşlarının yanına gidince:
“Vallahi, Muhammed’in dinine girersem malımın kefaretler ve Allah yolunda yapılan harcamalar yüzünden eksileceğinden başka bir şey bilmiyorum. Muhammed sanki bu malı yolda bulduğumuzu sanıyor. Gerçekten ben yığınla mal harcadım.” dedi.
“Yığınla mal” yani çok mal demektir. Bunun üzerine Allah Teâlâ: “Şüphesiz biz insanı meşakkat içinde yarattık.” ayetini indirdi.
Taberi Tefsiri
Bu ayet, önceki yeminin cevabıdır. Katâde şöyle demiştir: Yemin burada “Andolsun, biz insanı sıkıntı içinde yarattık” buyruğuna düşmüştür. Tefsir ehli bunun anlamında ihtilaf etmiştir. Bazıları bunun, “Biz Âdemoğlunu zorluk, yorgunluk ve meşakkat içinde yarattık” anlamına geldiğini söylemiştir. İbn Abbas, “sıkıntı içinde” ifadesini “yorgunluk ve zahmet içinde” diye açıklamıştır. Hasan bu ayet hakkında, “zorluk içinde” demiştir. Katâde şöyle demiştir: İnsan yaratıldığı andan itibaren meşakkat içindedir; Âdemoğlu dünya işini ve ahiret işini uğraşarak göğüslemekten ayrı bulunmaz. Başka bir rivayette de “Dünya ve ahiret işlerini göğüsler” demiştir. Hasan’dan, “Allah hiçbir yaratığı Âdemoğlunun göğüslediği şeyi göğüsleyecek şekilde yaratmamıştır” açıklaması nakledilmiştir. Saîd b. Ebî Hasan, “Dünyanın musibetlerini ve ahiretin şiddetlerini göğüsler” demiştir. İkrime de “zorluk içinde” demiştir. İbn Abbas’tan gelen başka rivayetlerde “geçiminde, taşınmasında, hayatında ve dişlerinin çıkmasında zorluk içindedir” denilmiştir. Mücahid de “insan dişlerinin çıkış zorluğu içindedir” demiş, başka bir rivayette ise “sıkıntı” olarak açıklamıştır. Başkaları ise bunun insanın dik ve düzgün yaratılması anlamına geldiğini söylemiştir. İbn Abbas’tan gelen bir rivayette, “dik yaratılmıştır; bir görüşe göre de zorluk içindedir” denilmiştir. İkrime “dik duruş, yani bedenin dikliği” demiştir. İbrahim en-Nehaî, “dik durur şekilde” diye açıklamıştır. Abdullah b. Şeddâd ve Ebû Sâlih, “boyu posu düzgün, dengeli” anlamını vermiştir. Dahhâk, “İki ayağı üzerinde dik yaratıldı; onun yaratılışı üzerinde hiçbir hayvan yaratılmadı” demiştir. Mücahid’den “yükseliş içinde” anlamı da nakledilmiştir. Başka bir grup ise bunun “gökte yaratıldı” anlamına geldiğini söylemiş; İbn Zeyd, “Gökte; buna kebed denilir” demiştir. Taberî’ye göre doğruya en yakın görüş, insanın işleri göğüslemek ve onlarla uğraşmak üzere yaratıldığını söyleyen görüştür; buna göre “sıkıntı içinde” ifadesinin anlamı “zorluk içinde”dir. Çünkü Arap dilinde “kebed” kelimesinin bilinen anlamı budur. Lebîd b. Rebîa’nın şiirindeki kullanım da bu anlamı desteklemektedir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…