Ancak sağın sahipleri başka.
Diyanet Vakfı
Ancak sağdakiler başka.
Kurtubi Tefsiri
Ashabu’l-Yemîn müstesna,
“Ashabu’l-Yemin müstesna.” Onlar günahları karşılığında rehin alınmazlar. Kimliklerinin tayini hususunda farklı görüşler vardır. İbn Abbâs, bunlar meleklerdir, demişlerdir. Ali b. Ebî Tâlib: Günah kazanmamış, bundan dolayı kazandıkları karşılığında rehin alınmamış olan müslümanların küçük çocuklarıdır, demiştir.
ed-Dahhak: Allah’tan kendileri için iyilik (cennet) ezelden beri takdir edilmiş olduğu kimselerdir, demiştir. Buna yakın bir açıklama İbn Cüreyc’den gelmiştir. O, şöyle demektedir: Herbir nefis ameli karşılığında hesaba çekilecektir.
“Ashabu’l-yemin müstesna” onlar ise cennetliklerdir, hesaba çekilmezler.
Yine Mukâtil de böyle demiştir: Bunlar misak gününde Allah’ın kendilerine: Bunlar da cennetliktir ve bundan dolayı da aldırış etmiyorum, dediği Âdem’in sağında bulunan cennetliklerdir. el-Hasen b. Keysan da şöyle demiştir: Bunlar ihlâs sahibi müslümanlardır. Bunlar rehin alınmayacaklardır. Çünkü bunlar (vaktiyle) üzerlerindekini eksiksiz yerine getirmişlerdir.
Ebû Zabyan’dan, o İbn Abbâs’dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Bunlar müslümanlardır.
Bir açıklama da şöyledir: Hak ashabı ile îman ehli olanlar müstesnadır. Bunlar kitabları sağ taraflarından verilecek olanlardır, diye de açıklanmıştır.
Ebû Cafer el-Bakır dedi ki: Bizler ve bizim taraftarlarımız Ashabu’l-Yeminiz. Buna karşılık bizleri yani ehl-i beyti buğzeden herkes ise rehin alınacaktır.
el-Hakem dedi ki: Bunlar Allah’ın kendi (dini)ne hizmet için seçtiği kimselerdir. Bunlar rehin alınanlar arasına girmezler. Çünkü bunlar Allah’ın (dininin) hizmetkârları ve seçkinleridir. Kazandıklarının onlara bir zararları olmaz.
el-Kasım dedi ki: Her nefis hayır olsun, şer olsun kazancı karşılığında rehin alınacaktır. Kazandıklarına ve dinine hizmetlerine değil de, Allah’ın lütuf ve rahmetine güvenenler müstesna. Çünkü kazandıklarına güvenen herkes rehin alınacaktır. Allah’ın lütfuna güvenen herkes ise rehin alınmayacaktır.