Onu sarp bir yokuşa sürükleyeceğim.
Diyanet Vakfı
Ben onu sarp bir yokuşa sardıracağım!
Kurtubi Tefsiri
Ben de onu sarp yokuşa sardıracağım.
“Ben, onu sarp yokuşa sardıracağım.” Bununla yükümlü tutacağım. İbn Abbâs, onu buna mecbur edeceğim, diye açıklıyordu. Arap dilinde: İnsanın bir şeyi yapmaya mecbur edilmesi” demektir.
“Ateşten bir dağ” olup ona yetmiş yıl boyunca tırmanacak, sonra aynı şekilde oradan aşağıya yuvarlanacak ve bu ebediyyen böyle devam edecektir. Tirmizi, IV, 703, V, 429 Bunu Ebû Said el-Hudrî, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’dan rivâyet etmiştir. Hadisi Tirmizi zikretmiş olup, hakkında; Garib bir hadistir, demiştir.
Atiyye, Ebû Said’den şöyle dediğini rivâyet etmektedir: (Saûd) cehennemde bir kayadır. Üzerine ellerini koydukları takdirde erir, kaldırdıkları vakit elleri eski haline gelir. (Devamla) dedi ki: Ön tarafından zincirlerle çekilerek, arkasından da balyozlarla vurularak kırk yılda en üst noktasına ulaşır. Nihayet en üst yerine ulaşınca, en aşağısına atılır ve o ebediyyen bu halde devam eder. Bu anlamdaki açıklamalar daha önceden el-Cin Sûresi’nde (70/17. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmakladır.
Tefsir’de belirtildiğine göre “saûd” dümdüz bir kaya olup, ona tırmanması emrolunur. En üst yerine vardı mı cehenneme doğru yuvarlanır. Bin yıl yuvarlanmaya devam ettiği halde cehennemin dibine varmaz. Her gün yetmiş defa yanar ve sonra tekrar yeniden hilkati iade olunur.
İbn Abbâs dedi ki: Âyetin anlamı şudur: Ben ona rahatın asla sözkonusu olmadığı, zor bir azâbı yükleyeceğim. Buna yakın bir açıklama el-Hasen ve Katade’den nakledilmiştir. Şöyle de açıklanmıştır: Arkasından ölüm gelmemekle birlikte canı çıkacakmış gibi sürekli yukarı doğru yükselir. Böylelikle bedeninin dışından azâb edildiği gibi, bedeninin içinden de azaplandirılmış olacaktır.