"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Müzzemmil 6

Şüphesiz gece vakti ortaya çıkan ibadet, daha etkili ve söz bakımından daha sağlamdır.”

Okunuşu ve Kelime Anlamı
İnne naşiete’l-leyli (şüphesiz gece kalkışı), hiye eşeddu (daha etkili) vat’en (kalp ve beden üzerinde) ve akvemu kila (söz bakımından daha sağlamdır).

Mukatil Tefsiri
“Gece vakti ortaya çıkan ibadet” ifadesi, gecenin tamamını ve o vakitte yapılan Kur’an okuyuşunu kapsar.

“Daha etkili” yani kalbin ve dilin birbirine daha uygun olmasıdır.

“Daha sağlam söz” ise gece yapılan okuyuşun daha kalıcı ve daha yerleşik olması demektir. Çünkü insanın kalbi gece vakti daha boştur; gündüze göre daha az meşguliyet içindedir.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın: “Şüphesiz gece vakti ortaya çıkan ibadet…” buyruğuyla kastettiği, gecenin saatleridir. Gecenin her saati geceden doğan bir vakittir. Tefsir ehli bu hususta ihtilaf etmiştir.

Ya‘kūb b. İbrahim, İbn Uleyye’den, o da Hâtim b. Ebî Sağîra’dan rivayet ederek onun şöyle dediğini nakletmiştir: Abdullah b. Ebî Müleyke’ye: “Gece vakti ortaya çıkan ibadet (nâşietü’l-leyl) gecenin hangi kısmıdır?” diye sordum. Bana: “Soruyu tam yerinde sordun. Ben bunu İbn Abbas’a sordum. O bana gecenin tamamının nâşietü’l-leyl olduğunu söyledi. İbn Zübeyr’e de sordum; bana aynı cevabı verdi.” dedi.

İbn Humeyd, Hakkâm’dan, o da Anbese’den, o da Ebû İshak’tan, o da Saîd b. Cübeyr’den, o da İbn Abbas’tan rivayet ederek onun: “Şüphesiz gece vakti ortaya çıkan ibadet…” ayeti hakkında şöyle dediğini nakletmiştir: Habeş dilinde bir kişi gece kalktığında ‘neşe’e’ derler.

İbn Beşşâr, Abdurrahman’dan, o da İsrâil’den, o da Ebû İshak’tan, o da Saîd b. Cübeyr’den, o da İbn Abbas’tan rivayet ederek onun: “‘Nâşie’ demek kalktı demektir.” dediğini nakletmiştir. Yine İbn Beşşâr, Abdurrahman’dan, o da İsrâil’den, o da Ebû Meysere’den rivayet ederek onun da aynı şekilde: “‘Nâşie’ demek kalktı demektir.” dediğini nakletmiştir.

Abdurrahman, Süfyân’dan, o da İbn Ebî Necîh’ten rivayet ederek şöyle demiştir: “Bir kişi gece kalktığında bu, nâşietü’l-leyl olur.”

Hennâd b. Serî, Ebû Ahvas’tan, o da Semmâk’tan, o da İkrime’den rivayet ederek onun: “Şüphesiz gece vakti ortaya çıkan ibadet…” ayeti hakkında: “Bu, gecenin tamamıdır.” dediğini nakletmiştir.

İbn Humeyd, Mihrân’dan, o da Süfyân’dan, o da İbn Ebî Necîh’ten, o da Mücâhid’den rivayet ederek onun şöyle dediğini nakletmiştir: “Gece kalktığında bu nâşietü’l-leyl olur.” Yine Mihrân, Süfyân’dan, o da Leys’ten, o da Mücâhid’den rivayet ederek onun: “Yatsıdan sonraki her şey nâşietü’l-leyl’dir.” dediğini nakletmiştir.

Yûnus, İbn Vehb’den, o da İbn Zeyd’den rivayet ederek onun şöyle dediğini nakletmiştir: “‘Nâşietü’l-leyl’, gece kıyamıdır. Gecenin hangi saatinde kalkarsa kalksın kişi nâşie yapmış olur.”

İbn Humeyd, Mihrân’dan, o da Süfyân’dan, o da İbn Ebî Necîh’ten, o da Mücâhid’den rivayet ederek onun: “Gecenin hangi vaktinde kalkarsan o nâşietü’l-leyl’dir.” dediğini nakletmiştir.

Mihrân, Hârice’den, o da Ebû Yûnus Hâtim b. Ebî Sağîra’dan, o da İbn Ebî Müleyke’den rivayet ederek onun şöyle dediğini nakletmiştir: “İbn Abbas ve İbn Zübeyr’e nâşietü’l-leyl hakkında sordum. İkisi de: ‘Gecenin tamamı nâşietü’l-leyl’dir. Gece kalktığında işte bu nâşietü’l-leyl olur.’ dediler.”

Muhammed b. Amr, Ebû Âsım’dan; Hâris de Hasan’dan; her ikisi de Verkā’dan, o da İbn Ebî Necîh’ten, o da Mücâhid’den rivayet ederek onun: “‘Nâşietü’l-leyl’, gece teheccüde kalkan kişinin kalktığı herhangi bir saattir.” dediğini nakletmiştir.

Hüseyin’den nakledilen bir rivayette Ebû Muâz, Ubeyd’den, o da Dahhâk’tan rivayet ederek onun: “‘Nâşietü’l-leyl’ gecenin tamamı demektir.” dediğini nakletmiştir.

Ebû Küreyb, Vekî‘den, o da Ebû Âmir el-Hazzâz ve Nâfi‘den, onlar da İbn Ebî Müleyke’den, o da İbn Abbas’tan rivayet ederek onun: “‘Nâşietü’l-leyl’ gecenin tamamıdır.” dediğini nakletmiştir. Yine Vekî‘, Süfyân’dan, o da İbn Ebî Necîh’ten, o da Mücâhid’den rivayet ederek onun: “Gecenin tamamı; kişi kalkıp namaz kıldığında bu nâşietü’l-leyl olur.” dediğini nakletmiştir.

Diğer bazıları ise bununla yatsıdan sonraki kısmın kastedildiğini, yatsıdan önceki kısmın ise buna dahil olmadığını söylemiştir. Ya‘kūb b. İbrahim, İbn Uleyye’den, o da Süleyman et-Teymî’den, o da Ebû Mücelliz’den rivayet ederek onun: “Yatsıdan sonraki vakit nâşietü’l-leyl’dir.” dediğini nakletmiştir. Yine İbn Uleyye, Ebû Recâ’dan rivayet ederek onun: “Yatsı namazından sonraki vakittir.” dediğini nakletmiştir. Bişr, Yezîd’den, o da Saîd’den, o da Katâde’den rivayet ederek onun: “‘Nâşietü’l-leyl’, yatsıdan sonraki vakittir.” dediğini nakletmiştir. İbn Beşşâr da Süleyman’dan, o da Ebû Hilâl’den rivayet ederek Katâde’nin: “Yatsıdan sonraki her şey nâşietü’l-leyl’dir.” dediğini nakletmiştir.

Yüce Allah’ın: “O, daha etkili ve daha sağlamdır.” buyruğuna gelince; kıraat âlimleri burada farklı okuyuşlar nakletmişlerdir. Mekke, Medine ve Kûfe kurrâsının çoğu bunu “eşeddü vat’en” şeklinde okumuştur. Basra, Mekke ve Şam kurrâsından bazıları ise “viṭâen” şeklinde okumuştur. Taberî’ye göre her iki kıraat de meşhur ve anlam bakımından doğrudur; okuyucu hangisiyle okursa isabet etmiş olur.

“Daha etkili” buyruğunun anlamı şudur: Gece ibadeti gündüz ibadetine göre daha sağlam, kalpte daha yerleşik ve daha kalıcıdır. Çünkü gece yapılan amel gündüz yapılan amelden daha sabit olur. Araplar “geceyi yürüdük” anlamında “veṭi’nâ’l-leyl” ifadesini kullanırlar.

Bişr, Yezîd’den, o da Saîd’den, o da Katâde’den rivayet ederek onun: “Daha etkili” yani hayırda daha sağlam ve ezberi korumada daha güçlüdür.” dediğini nakletmiştir. İbn Abdüla‘lâ, İbn Sevr’den, o da Ma‘mer’den, o da Katâde’den rivayet ederek onun: “Gece kıyamı daha etkilidir; yani hayırda daha sağlamdır.” dediğini nakletmiştir.

Muhammed b. Sa‘d, babasından, o amcasından, o babasından, o da İbn Abbas’tan rivayet ederek onun şöyle dediğini nakletmiştir: “‘Gece vakti ortaya çıkan ibadet daha etkilidir.’ Yani onların namazı gecenin başında olurdu. Bu, Allah’ın size farz kıldığı gece kıyamını yerine getirmeniz için daha uygundur. Çünkü kişi uyuduğunda ne zaman uyanacağını bilemez.”

Yûnus, İbn Vehb’den, o da İbn Zeyd’den rivayet ederek onun şöyle dediğini nakletmiştir: “Gece namazı kılan kişinin ibadeti daha etkilidir. Kalbi daha huzurlu ve daha boştur. Çünkü ona dünya işleri ve ihtiyaçlar araya girmez.”

Dahhâk şöyle demiştir: “Kur’an’ı gece okumak, gündüz okumaktan daha sağlamdır ve geceleyin kalp ile dilin daha fazla uyuşmasını sağlar.”

“Viṭâen” kıraatini okuyanların kastettiği mana ise kalbin, kulağın ve gözün birbirine uygun düşmesidir. Mücâhid şöyle demiştir: “Kalbinin, kulağının ve gözünün birbirine uygun düşmesidir.” Başka rivayetlerde de: “Kulağının, gözünün ve kalbinin birbirini desteklemesi”, “Sözle uyum ve kalbin boş olması”, “Kulağının ve gözünün seninle birlikte olması”, “Kulağın ve kalbinin uyuşması” şeklinde açıklamalar nakledilmiştir.

“Ve söz bakımından daha sağlamdır.” buyruğu ise “okuyuş bakımından daha doğru ve daha isabetlidir” anlamındadır. Yahyâ b. Dâvûd el-Vâsıtî’nin Ebû Üsâme’den, onun A‘meş’ten rivayet ettiğine göre Enes bu ayeti: “Ve söz bakımından daha isabetlidir.” şeklinde okumuş, kendisine bunun aslının “daha sağlamdır” olduğu söylenince: “Daha sağlam, daha isabetli ve daha uygun aynı anlamdadır.” demiştir. Aynı açıklama Mücâhid’den de rivayet edilmiştir. İbn Abbas: “Kur’an’ı anlamanıza daha yakındır.” demiştir. Katâde: “Kıraati korumaya daha uygundur.” demiştir. İbn Zeyd ise: “Dünyadan uzaklaşmış olması sebebiyle okuyuşu daha düzgündür.” demiştir.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/muzzemmil-5/,https://kutsalayet.de/muzzemmil-7/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız