Ve şüphesiz bu, kesin gerçektir.
Diyanet Vakfı
Ve o, gerçekten kati bilginin ta kendisidir.
Kurtubi Tefsiri
Ve muhakkak ki o, kesin bilginin gerçeğidir.
“Ve muhakkak ki o, kesin bilginin gerçeğidir.” Yani o büyük Kur ân aziz ve celil olan Allah tarafından indirilmiştir. Ondan dolayı o yakîn gerçeğin ta kendisidir.
Şöyle de açıklanmıştır: Bunun kıyâmet gününde onlar için mutlaka bir hasret olacağı kesin ve şüphesiz bir gerçektir, demektir. Buna göre:
“Ve şüphesiz ki o … bir hasrettir” âyeti kendisi sebebiyle hasret çekilecektir, anlamına gelir. O halde “hasret çekmek” anlamında bir mastardır. Bundan dolayı müzekker kabul edilmesi caizdir.
İbn Abbâs da şöyle demiştir: Bu bir kimsenin: Bu yakînin (kesin bilginin) ta kendisidir ve bu katıksız yakîn (kesin bilgi)dir; demesine benzer. Eğer “kesin bilgi” sıfat olsaydı, ona izafede bulunulması câiz olmazdı. Nitekim -bu zarif adamdır anlamında demlemeyeceği gibi.
Şöyle de denilmiştir: Lâfızların farklı ulusu dolayısıyla hakkı bizzat kendisine izafe etmiştir.