Yeryüzü ve dağlar kaldırılır, bir darbede birbirine çarpılıp parçalanır.
Diyanet Vakfı
13, 14, 15. Artık Sura bir defa üflendiği, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman, işte o gün olacak olur (kıyamet kopar).
Kurtubi Tefsiri
Yer ve dağlar kaldırılıp birbirlerine bir defa çarpılarak toz olduklarında;
“Yer ve dağlar kaldırılıp” âyetinde geçen:
“Kaldırılıp” lâfzı genel olarak “mim” harfi şeddesiz olarak okunmuştur. Yerlerinden kaldırıldığında… demektir.
“Bir defa çarpılarak toz olduklarında” parçalanıp paramparça, un ufak edildiklerinde, demektir.
Buradaki:
“Bir defa çarpılarak” lâfzında ancak nasb sözkonusu olabilir. Çünkü;
“Toz olduklarında” lâfzındaki zamir merfudvır. el-Ferrâ’ dedi ki: (“Toz olduklarında” anlamındaki fiili): diye buyurmamış olması dağların tümünü tek bir yekûn, yeri de tek bir yekun gibi değerlendirmiş olmasından dolayıdır.
Bunun bir benzeri de yüce Allah’ın:
“Göklerle yer birleşik ve yapışık idi” (el-Enbiyâ, 21/30) âyetidir. Görüldüğü gibi, diye buyurmamıştır. Buradaki çarpıp toz etmek; zelzeleyi, sarsıntıyı andırır. Yüce Allah:
“Yer kendine kas bir sarsıntı ile sarsıldığı zaman” (ez-Zilzal, 99/1) âyetinde olduğu gibi.
“Birbirlerine çarpıldıklarında” tek bir seriliş ile yayıldıklarında, anlamında olduğu da söylenmektedir. Nitekim devenin hörgücünün sırtı üzerinde yayıldığım anlatmak üzere: “Devenin hörgücü (sırtı üzerinde) yayıldı” denilmesi de buradan gelmektedir. el-Araf Sûresi’nde (7/143. âyetin tefsirinde) buna dair açıklamalar geçmiş bulunmaktadır.
Abdu’l-Hamid, İbn Amir’den
“kaldırılıp” anlamındaki lâfzı; şeklinde şeddeli olarak, fiilin ikinci mef’ûle isnad edilmesi suretiyle okumuştur.
Sanki aslı itibariyle: Ben kudretimize yahutta meleklerimizden birine yeri ve dağları yükledim” denilmiş, arkasından fiil ikinci mef’ûle İsnad edildiğinden, ona göre binası yapılmış gibidir. Eğer birinci mef’ûl getirilmiş olsaydı, o vakit fiilin ona isnad edilmesi gerekirdi. O bakımdan sanki: Kudretimize arz yükletildi, kudretimizce kaldırıldı” diye buyurmuş gibidir. Bununla birlikte dönüşüm yolu ile fiilin ikinci (mef’ûl) için bina edilmesi de câiz olabilir, O durumda: “Arz meleğe yükletildi” denilir. Bu da bir kimsenin: “Zeyd’e cübbe giydirildi” ile: “Cübbe Zeyd’e giydirildi” demesine benzer.