Allah’a ve resullerine iman edenler; işte onlar sıddıklar ve şehitlerdir. Rableri katında onlar için ecirleri ve nurları vardır. İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise cehennemin dostlarıdır.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Vellezine (ve o kimseler ki) amenu (iman ettiler) billahi (Allah’a) ve rusulihi (ve peygamberlerine), ulaike (işte onlar) hum (onların kendileri) es-siddikun (dosdoğru olanlardır) ve’ş-şuhedau (ve şahitlerdir) inde rabbihim (Rableri katında); lehum (onlar için) ecruhum (mükâfatları) ve nuruhum (ve nurları) vardır. Vellezine (ve o kimseler ki) keferu (inkâr ettiler) ve kezzebu (ve yalanladılar) bi-ayatina (ayetlerimizi), ulaike (işte onlar) ashabu (halkıdır) el-cehim (cehennemin).
Mukatil Tefsiri
Fakirler, “Allah yolunda savaşacak veya sadaka verecek mallarımız yok” dediler. Bunun üzerine Allah bu ayeti indirdi.
Allah’a ve bütün peygamberlerine iman edenler, yani Allah’ın birliğini tasdik edenler, Rableri katında sıddîklardır. Bunlar Allah’a ve peygamberlerine inanmış, onlar hakkında bir an bile şüpheye düşmemiş kimselerdir.
“Şehitler” ifadesi ise onların arasından Allah yolunda şehit olanları ifade etmektedir. Onlar için Rableri katında mükâfatları, sevapları, üstünlükleri ve nurları vardır.
Allah’ın ayetlerini, yani Kur’an’ı inkâr edip yalanlayanlar ise büyük ateş olan cehennemin ehlidir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah buyuruyor ki: Allah’ın birliğini kabul eden, O’nun resuller gönderdiğini tasdik eden, resulleri doğrulayan ve onların Rableri tarafından getirdikleri şeylere iman eden kimseler, işte onlar sıddıklardır.
“Ve şehitler, Rableri katında onlar için ecirleri ve nurları vardır” buyruğu hakkında tefsir ehli ihtilaf etmiştir. Bazıları, “şehitler” ifadesinin kendisinden önceki cümleden ayrı bir başlangıç olduğunu söylemiştir. Buna göre “Allah’a ve resullerine iman edenler; işte onlar sıddıklardır” cümlesi burada tamamlanmaktadır. Daha sonra yeni bir cümle başlamaktadır: “Şehitlerin ise Rableri katında ecirleri ve nurları vardır.” İbn Abbas, bu ayet hakkında “Bu ifade ayrıdır” demiş ve ayeti “İşte onlar sıddıklardır” kısmında tamamlayıp, “Şehitlerin ise Rableri katında ecirleri ve nurları vardır” kısmını yeni bir cümle olarak değerlendirmiştir. Mesrûk da “Onlar için ecirleri ve nurları vardır” ifadesinin özellikle şehitlere ait olduğunu söylemiştir. Dahhâk da aynı şekilde, Allah’ın iman edip resullerini tasdik edenleri sıddıklar diye isimlendirdiğini, daha sonra ise şehitlerden ayrıca söz ettiğini belirtmiştir.
Diğer bazı âlimler ise “şehitler” ifadesinin de iman edenlerin sıfatlarından biri olduğunu söylemişlerdir. Onlara göre ayetin anlamı şöyledir: “Allah’a ve resullerine iman edenler, işte onlar sıddıklar ve şehitlerdir.” Daha sonra onlar hakkında, “Rableri katında ecirleri ve nurları vardır” buyurulmuştur. Bu görüşü savunanlar arasında Abdullah b. Mes‘ûd’dan rivayet edilen bir açıklama bulunmaktadır. Bir topluluk şehitlerden söz ederken Abdullah b. Mes‘ûd şöyle demiştir: “Bir kimse şöhret için savaşır, bir başkası bulunduğu yer görülsün diye savaşır, bir başkası dünya için savaşır, bir başkası ün için savaşır, bir başkası ganimet için savaşır. Bir başkası ise yalnız Allah’ın rızasını ister. Bir kişi yatağında ölür fakat yine de şehittir.” Ardından şu ayeti okumuştur: “Allah’a ve resullerine iman edenler; işte onlar sıddıklar ve şehitlerdir, Rableri katında…” Mücâhid de bu ayet hakkında, “Her mümin şehittir” demiş ve bu ayeti okumuştur. Berâ b. Âzib’den rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurmuştur: “Ümmetimin müminleri şehittirler.” Ardından Resûlullah bu ayeti okumuştur. Mücâhid ayrıca “şehitler” ifadesini, Allah’a imanları hususunda kendi nefisleri aleyhine şahitlik edenler şeklinde açıklamıştır.
Başka bazı âlimler ise burada geçen şehitlerin, kıyamet günü ümmetleri üzerine şahitlik edecek peygamberler olduğunu söylemişler ve buna delil olarak “Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de bunların üzerine şahit getirdiğimiz zaman hâlleri nasıl olacak?” (Nisâ 41) ayetini zikretmişlerdir.
Taberî’ye göre bu görüşler arasında doğruya en yakın olan görüş, sözün “İşte onlar sıddıklardır” ifadesinde tamamlandığını ve “Şehitlerin ise Rableri katında ecirleri ve nurları vardır” cümlesinin yeni bir haber olduğunu söyleyen görüştür. Çünkü yaygın ve açık anlam budur. Zira iman etmek, bilinen kullanımda kişiye doğrudan “şehit” ismini vermez. Ancak “inandığı şeye şahitlik eden” anlamı kastedilirse bu mümkün olabilir; fakat bu anlam yaygın ve bilinen anlam değildir. Buna göre ayetin anlamı şudur: Allah yolunda öldürülen veya Allah yolunda helâk olan şehitlerin, Rableri katında ecirleri ve nurları vardır.
“İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise cehennemin dostlarıdır” buyruğu ise, Allah’ı inkâr eden ve O’nun delillerini, hüccetlerini ve ayetlerini yalanlayan kimselerin cehennem ehli olduklarını ifade etmektedir. Onlar cehennemin sakinleri ve ayrılmaz yoldaşlarıdır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…