Şimdi siz bu sözü mü küçümsüyorsunuz?
Diyanet Vakfı
Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?
Kurtubi Tefsiri
Şimdi siz bu sözü mü küçümseyip hafife alıyorsunuz?
“Şimdi siz bu sözü mü” yani Kur’ân-ı Kerîm’i mi
“küçümseyip hafife alıyorsunuz?” âyetindeki –
“küçümseyip, hafife alıyorsunuz” anlamı verilen: lâfzını İbn Abbâs, Atâ ve başkaları “yalanlıyorsunuz” diye açıklamışlardır, -Lafzi manası itibariyle yağlayan, yağ süren- demek olan “İçi dışından farklı olan kimse” demektir. Zahirinin yumuşaklığı itibariyle böyle birisi yağa benzetilmiş gibidir, Mukâtil b. Süleyman ve Katade, “kâfir oluyorsunuz” diye açıklamışlardır. Bunun bir benzeri yüce Allah’ın:
“Onlar senin kendilerine yumuşak davranmanı arzu ettiler. Kendileri de bunun üzerine yumuşak davranacaklardı.” (el-Kalem, 68/9) âyetidir.
el-Müerric dedi ki: “Yağ süren” münafık veya küfrünü saklamak için yumuşak davranan kâfir kimse demektir. “Yalanlamak, küfür ve münafıklık” anlamındadır. Bunun asıl anlamı yumuşak davranmak ve açığa vurduğundan farklı olan şeyleri içine gizlemektir. Ebû Kays b. el-Eslet de şöyle demiştin
“Kararlılık ve güçlülük elbetteki
İçindekini gizleyip (iki yüzlülük etmekten) bitkinlikten ve zaaf göstermekten daha hayırlıdır.”
ile şekilleri aynı anlamdadır. Bir kesim de şöyle demiştir: Gizledim, sakladım” anlamında, “Aldattım” anlamındadır.
ed-Dahhak -âyet-i kerimedeki bu lâfzı- yüz çevirenler diye açıklamıştır. Mücahid, kâfirlerle onu inkar etmek üzere bir araya gelen kimseler anlamındadır. İbn Keysan şöyle demiştir; Bu Allah’ın üzerindeki hakkının ne olduğunu akledip kavrayamayan ve bir takım gerekçelerle bu hakkı bertaraf edip. kendisinden uzaklaştırmaya çalışan kimse demektir.
Bazı dilciler de bu lâfzı, Kur’ân’ı kabul etmek hususunda kesin ve kararlı olmayı terkedenler diye açıklamışlardır.