O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlarsınız?
Diyanet Vakfı
Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Kurtubi Tefsiri
O halde; Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?
“Bunlara… ne bir insan dokunmuştur, ne de bir cin.” Daha önceden geçtiği üzere kimse onlara el değmemiştir.
“Onlara… ne dokunmuştur” âyeti genel olarak “mim” harfi kesreli olarak okunmuştur. Ancak Ebû Hayve, eşŞâmî, Talha b. Mûsarrif, el-A’rec ve el-Kisâî’den naklen eş-Şirazl her iki yerde de “mim” harfini ötreli okumuşlardır. el-Kisâî ise bunlardan birisini kesreli, diğerini ötreli okur ve bu hususta okuyanı muhayyer kabul ederdi. Birincisini ötreli okursa, ikincisini kesreli; birincisini kesreli okursa, ikincisini ötreli okurdu. Bu aynı zamanda Ebû İshak es-Sebî’nin de kıraatidir. Ebû İshak dedi ki: Ben Ali’nin taraftarları arkasında namaz kılıyordum, onlar da “mim” harfini ötreli okuyorlardı. Abdullah’ın arkadaşları arkasında namaz kılıyordum, onlar da kesreli okuyorlardı. Böylece el-Kisâî her iki rivâyet ile de amel etmiş olmaktadır. Bunların her ikisi de iki ayrı söyleyiştir, diye de,diye de söylenir. Tıpkı; fiilleri gibi. Ötreli okuyan her iki şiveyi birarada kullanmış olmak için ötreli okumuş, kesreli okuyan da genel olarak yaygın görülen kıraat o olduğundan dolayı böyle okumuştur.
Yüce Allah’ın:
“Bunlara… ne bir insan dokunmuştur” âyetini tekrarlaması çadırlarda örtülerle gizlenmiş hurilerin de tıpkı gözlerini sadece eşlerine hasretmiş huriler gibi olduklarını beyan etmek içindir. Onlar bu şekilde gözlerini yalnızca eşlerine hasredecek olurlarsa, çadırlar da onlar için bu şekilde olacaktır, demektir.