Biz üzerlerine taş yağmuru gönderdik — Lut ailesi hariç. Onları seher vakti kurtardık.
Diyanet Vakfı
34, 35. Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lut ailesi müstesna, katımızdan bir nimet olarak onları seher vaktinde kurtardık. Biz şükredeni işte böyle mükafatlandırırız.
Kurtubi Tefsiri
Biz, üzerlerine ufak taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Lut’un ailesi müstesna. Onları seher vaktinde kurtardık.
“Biz üzerlerine ufak taş yağdıran bir rüzgar gönderdik.” Onlara küçük çakıl taşları atan bir rüzgar gönderdik.
en-Nadr (b. Şumeyl) dedi ki: Ayette sözü geçen: “Rüzgar ile birlikte gelen küçük çakıl taşlan” demektir. Ebû Ubeyde de; bu taş anlamındadır, demiştir. es-Sıhah’va da şöyle denilmektedir: Hu, küçük çakıl taşlarını kaldıran şiddetli rüzgar demektir. böyledir. Şair Lebid şöyle demiştir:
“Ahalisi etrafını boşalttı diye, çekti üzerine eteklerini
Çok şiddetli esen ve küçük çakıl taşlarını kaldıran herbir şiddetli rüzgar.”
“Rüzgar şiddetlice esti” demektir. Bu şekilde esen rüzgara; ile denilir. el-Ferezdak da şöyle demiştir:
“Şam’ın şimaline yönelerek bize vuruyor
Çakıl taşlarını tıpkı etrafa saçılmış, atılmış pamuk gibi.”
“Lut’un ailesi” dini üzere ona uyanlar
“müstesna.” Bunlar sadece onun iki kızından ibaretti.
“Onları seher vaktinde kurtardık.” el-Ahfeş dedi ki; (Buradaki “seher vaktinde” anlamındaki lâfzı) tenvinli getirmesi belirtisiz olmasından dolayıdır. Eğer muayyen bir günün seher vakti olsaydı, buna tenvin getirmezdi. (Gayrı munsarıf kılar ve üstün getirdi.) Bunun bir benzeri de yüce Allah’ın belirtisiz olarak zikrettiği:
“Herhangi bir şehre çekip gidin.” (el-Bakara, 2/61) diye buyurmasıdır.
Buna karşılık:
“Allah’ın iradesi ile Mısır’a girin.” (Yûnus, 12/99) diye buyurmuş ve bunu her türlü irabı kabul eden bir kelime olarak kullanmamıştır.
ez-Zeccâc da böyle demiştir:
“Seher” kelimesi eğer nekre (belirtisiz) olup onunla seherlerden bir seher kastediliyor ise, munsarıf gelir. Mesela: “Bir seher vakti ona gittim” denilir. Şayet muayyen bir günün seherini kastedecek olursa, munsarıf olarak kullanılmaz. “Ey filan ona bu seher vakti gittim ve ona seher vakti gittim” denilir.
Seher, gecenin son vakti ile tan yerinin ağarması arasındaki zamandır. Arapcada bu gecenin karanlığının, gündüzün ilk vaktindeki aydınlığa karışması anlamındadır. Çünkü bu vakitte gecenin kalıntıları ile gündüzün ilk be-İirtileri bir arada bulunur.