Onu tahtalar ve çivilerle dolu gemiye bindirdik.
Diyanet Vakfı
Nuhu da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Kurtubi Tefsiri
Onu levhaları ve çivileri olan (gemi) üzerinde taşıdık.
“Onu levhaları ve çivileri olan” bir gemi
“üzerinde taşıdık.”
Katade
” Çiviler” ile geminin (tahtalarının) birbirine bağlandığı çivilerin kastedildiğini söylemiştir. el-Kurazî, İbn Zeyd ve İbn Cübeyr de böyle açıklamıştır. el-Valîbi de bunu İbn Abbâs’tan rivâyet etmiştir. el-Hasen, Şehr b. Havşeb ve İkrime de şöyle demişlerdir: Burada sözü edilen dalgaların çarptığı geminin ön kısmıdır. Ona bu ismin veriliş sebebi suyu ilmesidir. Çünkü: “İtmek ve yarıp gitmek” demektir. Ayrıca bu açıklamayı el-Avfi. İbn Abbâs’tan da rivâyet etmiştir. O şöyle demiştir: ” Geminin göğüs kısmı (cephesi, ön tarafi)”dır.
el-Leys dedi ki: “disar” gemi tahtalarının kendisi ile bağlandığı liften bir ip demektir. es-Sıhah’da da şöyle denilmektedir: “Disar” lâfzı “düsur”un çoğuludur. Gemi tahtalarının kendisiyle bağlandığı iplere denilir. Çiviler demek olduğu da söylenmektedir. Yüce Allah:
“Levhaları ve çivileri olan üzerinde” diye buyurmaktadır. Bu kelime aynı şekilde: diye de söylenir. Tıpkı: “Zorluk” gibi. “İtmek” demektir. İbn Abbâs amber hakkında şu açıklamayı yapmıştır: ” O, denizin bir şekilde İttiği bir şeydir,”; ” Onu mızrakla dürttü” demektir. “İten, önüne katıp, sürükleyen adam” demektir.