Artık onlardan yüz çevir ve de ki: “Selam.” Yakında bilecekler.
Diyanet Vakfı
88, 89. (Resulallahın:) Ya Rabbi! Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir, demesine karşı Allah: Şimdilik sen onlardan yüz çevir ve size selam olsun de. Yakında bilecekler! buyurdu.
Kurtubi Tefsiri
Artık sen de onlardan yüz çevir ve: “Selam” de. Yakında bilecekler.
Katade dedi ki: Önce onlardan yüz çevirilmesini emretti, sonra da onlarla savaşılmasını emretti. Böylelikle yüz çevirmek kılıç ile neshedilmiş oldu. Benzer bir açıklama da İbn Abbâs’tan nakledilmiştir. O dedi ki:
“Artık sen de onlardan yüz çevir.” Onlara iltifat etme.
“Ve selam” yani maruf söz
“de.” Yani sen Mekkeli müşriklere:
“Yakında bileceksiniz” de. Sonra bu, et-Tevbe Sûresi’nde yüce Allah’ın:
“Artık o müşrikleri nerede bulursanız, öldürün” (et-Tevbe, 9/5) âyeti ile neshedildi.
Âyetin nesh olmayıp muhkem olduğu da söylenmiştir.
Genel kıraat:
“Yakında bilecekler” şeklinde “ye” ile yüce Allah tarafından peygamberine (kâfirleri) tehdit ile haber verilmesi suretinde okunmuştur. Ancak Nafî’ ve İbn Amir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın müşriklere tehdidini söyleyerek hitab olmak üzere “te” ile Bileceksiniz” diye okumuşlardır.
“Selam” lâfzı da “aleykum” takdiri ile merfudur. Bunu el-Ferrâ” demiştir. Âyetin anlamı şudur: Durum şu ki: selam diyerek onlar ile vedalaşın. Onlara bu selamı bir tahiyye (selamlanma sözü) olarak değerlendirmemiştir. Bu açıklamayı en-Nekkaş nakletmıştır el-Habhab’ın rivâyetine göre o bununla onlara nasıl selam vereceğim öğretmiş olmaktadır.