"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Zuhruf 48

Onlara gösterdiğimiz her bir ayet, öncekinden daha büyüktü. Onları azapla yakaladık ki dönerler diye.

Diyanet Vakfı
Onlara gösterdiğimiz her bir ayet (mucize) diğerinden daha büyüktü. Doğru yola dönsünler diye onları azaba uğrattık.

Kurtubi Tefsiri
Bizim onlara gösterdiğimiz herbir âyet mutlaka diğerinden büyük idi. Onları belki dönerler diye azâb ile aldık.

“Bizim onlara gösterdiğimiz herbir âyet mutlaka diğerinden büyük idi.”

Yani Mûsa’nın gösterdiği âyetler (mucizeler, belgeler) âyetlerin büyüklerinden idi. Onların herbirisi bir öncekinden de büyüktü.

Bir diğer açıklamaya göre:

“Mutlaka diğerinden daha büyük idi.” Çünkü birincisi bir bilgi sahibi olma sonucunu verirken, ikincisi de bir başka bilgi sahibi olma sonucunu veriyor idi. Böylece birincisine ikincisi eklenmekte ve gerçek daha bir açıklık kazanmakta idi.

Ayetlerin kardeşliğinden (mealde, benzerliğinden) sözedilmesinin anlamı birbirine benzer ve birbiriyle ilişkili olmaları demektir. Nitekim: ” Bu, bunun arkadaşıdır” denilince, onlar mana itibariyle birbirine yakındır, demek olur.

“Onları belki” küfürlerinden

“dönerler diye” bu âyetleri yalanlamalarından ötürü

“azâb ile aldık.” Bu da yüce Allah’ın:

“Yemin olsun ki Biz Fir’avun hanedanını belki düşünüp ibret alırlar diye yıllarca kuraklıkla ve ürün kıtlığı ile sıkıntıya düşürdük” (el-Araf. 7/130) âyetinde ifade edilmektedir. Tufan, çekirgeler, haşerat ve kurbağalar… İşte bu son mucizeler, onlar için bir azâb ve Mûsa (aleyhisselâm) için açık belge idiler.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/zuhruf-47/,https://kutsalayet.de/zuhruf-49/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız