"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Şura 43

Kim sabreder ve affederse, şüphesiz bu, azmedilecek işlerdendir.

Diyanet Vakfı
Kim sabreder ve affederse şüphesiz bu hareketi, yapılmaya değer işlerdendir.

Kurtubi Tefsiri
Bununla beraber kim de sabreder ve bağışlarsa, muhakkak bu üzerinde kararlılıkla durmaya değer işlerdendir.

11- Sabretmek ve Bağışlamak:

“Bununla beraber kim de” eziyete

“sabreder ve” yüce Allah’ın rızası için intikam almayı terkederek

“bağışlarsa…” Bu husus müslüman tarafından zulme uğrayan kimse hakkındadır.

Nakledildiğine göre bir adam el-Hasen -Allah’ın rahmeti üzerine olsun- in meclisinde bir adama sövmüş, sövülen ise öfkesini yutuyor, terliyor ve terini siliyormuş. Sonra da ayağa kalkıp bu âyet-i kerimeyi okumuş. el-Hasen: Allah’a yemin ederim ki cahillerin bunu kaybettikleri bir zamanda o bu âyeti akletmiş ve iyice kavramış bulunuyor.

Özetle söylenecek olursa, affetmek teşvik edilmiş bir şeydir. Diğer taraftan bazı hallerde durum tam aksine döner. Bu durumda -az önce geçtiği üzere- affın terkedilmesi mendub olur. Bu ise haksızlığın artmasının önlenmesi ve eziyetin kökünün kazanmasına ihtiyaç duyulması halinde böyledir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’dan da buna delalet edecek şekilde bir rivâyet gelmiştir. Buna göre Zeyneb, Âişe (radıyallahü anha)’a onun huzurunda birtakım sözler işittirirken, kendisi bu işten vazgeçmesini istediği halde o bir türlü vazgeçmiyordu. Bunun üzerine Âişe’ye: “Serbestsin, sen de intikamını al” demişti. Bu hadisi bu manada Müslim, Sahih’inde rivâyet etmiştir.’ İbn Mace, 1, 637; Müsned, VI, 93

“Kim de sabreder” âyeti masiyetlere karşı direnir ve kötülükleri örterse… diye de açıklanmıştır.

“Muhakkak bu üzerinde kararlılıkla durmaya değer işlerdendir.” Allah’ın üzerinde kararlılıkla durmayı emrettiği hususlardandır. Allah’ın (gerçekleştirme) başarısını verdiği büyük ve üzerinde kararlılıkla durulması gereken doğrulardandır, diye de açıklanmıştır.

el-Kelbî ile el-Ferrâ’nın naklettiklerine göre bu âyet-i kerîme, kendisinden önceki üç âyet-i kerîme ile birlikte Ebû Bekr es-Sıddîk (radıyallahü anh) hakkında inmiştir. Ensardan bir kişi ona sövmüş, o da önce kendisine karşılık vermiş, sonra da susmuştu. Bu sûrenin Medine’de inen âyetleri de bunlardır.

Bu âyetlerin müşrikler hakkında olduğu da söylenmiştir. Savaş emredilmeden İslâm’ın başlangıç dönemlerinde bu böyle idi. Daha sonra kıtal (savaşı emreden) âyeti bunları neshetti. Bu İbn Zeyd’in görüşü olup daha önceden de geçmişti.

“Kim de zulme uğradıktan sonra intikamını alırsa…” âyetinin tefsiri ile ilgili olarak İbn Abbâs’tan nakledildiğine göre, bu âyetle Hamza b. Abdi’l-Muttalib, Ubeyde, Ali ve bütün muhacirler -Allah hepsinden razı olsun- kastedilmektedir.

“İşte onların aleyhine bir yol yoktur” âyetinde de Hamza b. Abdi’l-Muttalib, Ubeyde ve Ali -Allah hepsinden razı olsun- kastedilmektedir.

“Ancak insanlara zulmedenler…” âyetinde Utbe b. Rabia, Şeybe b. Rabia, el-Velid b. Utbe, Ebû Cehil ve (yalancı peygamber) el-Esved ile Bedir günü müşriklerden savaşa katılanların tümü kastedilmektedir.

“Ve yeryüzünde” zulüm ve küfür ile

“haksız yere taşkınlık gösterenler aleyhine yol vardır.”

“İşte bunlar için çok acıklı” acıtıcı, can yakıcı

“bir azâb vardır.”

“Bununla beraber kim de sabreder ve bağışlarsa” âyeti ile Ebû Bekir, Ömer, Ebû Ubeyde b. el-Cerrah, Mus’ab b. Umeyr ve Bedir’e katılan bütün mü’minler -Allah hepsinden razı olsun- kastedilmektedir.

“Muhakkak bu üzerinde kararlılıkla durulmaya değer işlerdendir.”

Çünkü onlar (Bedir’de alınan esirler karşılığında) fidyeyi kabul etmişler ve eziyetlere sabretmişlerdi.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/sura-42/,https://kutsalayet.de/sura-44/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız