Yoksa onların Allah’ın izin vermediği şeyleri dinden kendilerine şeriat yapan ortakları mı var? Ayrılığa dair söz olmasaydı, aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz zalimler için acı bir azap vardır.
Diyanet Vakfı
Yoksa onların, Allahın izin vermediği bir dini getiren ortakları mı var? Eğer erteleme sözü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz zalimlere can yakıcı bir azap vardır.
Kurtubi Tefsiri
Yoksa onların Allah’ın izin vermediği şeyleri kendilerine dinden şeriat yapan ortakları mı vardır? Eğer ayırdedici söz olmasaydı, muhakkak aralarında hüküm olunmuştu bile. Doğrusu zâlimler için can yakıcı bir azâb vardır.
“Yoksa onların… ortakları mı vardır?” âyetindeki:
“Yoksa onların… mı vardır” âyeti; anlamında olup hemzeden sonra gelen “mim” sıladır. Hemze (soru edatı) de azar içindir.
Bu âyet daha önceden geçen yüce Allah’ın:
“O… dinden Nûh’a tavsiye ettiğini… size de şeriat yaptı.” (eş-Şura, 42/13) ve:
“Allah hak ile kitabı ve mizanı indirendir” (eş-Şura, 42/17) buyrukları ile ilişkilidir. Halbuki onlar buna inanmıyorlardı. Acaba bunların Allah’ın izin vermediği şirki kendilerine şeriat yapan uydurma ilahları mı vardır? Böyle bir şeyin olması imkansız olduğuna göre bilinmelidir ki, Allah şirki şeriat kılmamıştır. Peki, bunlar şirki bir din olarak nasıl ve nereden benimsiyorlar?
“Eğer ayırdedici söz” yani kıyâmet günü… Çünkü yüce Allah:
“Asıl onlara vaadolunan vakit kıyâmettir” (el-Kamer, 54/46) diye buyurmuştur.
“…muhakkak aralarında” dünyada iken
“hüküm olunmuştu bile.” Zalime çabucak ceza verir, itaatkarı da mükâfatlandırırdı.
“Doğrusu zâlimler” yani müşrikler
“için can yakıcı bir azâb vardır.” Dünyada öldürülmek, esir alınmak, yenik düşürülmek, âhirette ise cehennem ateşi azâbı vardır.
İbn Hürmüz:
“Doğrusu” âyetini şeklinde, hemzeyi üstün olarak:
“Eğer ayırdedici söz olmasaydı” âyetine atf olmak üzere üstün ile okumuştur. Atfedilen ile kendisine atfedilen lâfzın:
” Olmasaydı” lâfzının cevabı ile ayrılması caizdir.
Ayrıca; ‘in mahallen: “Zâlimler için can yakıcı bir azâb vacib olmuştur” takdirinde merfu olması da caizdir. Bu durumda hemzenin esreli okunuşu gibi kendisinden öncekiler ile de bir anlam ilişkisi bulunmamış olur, bunu belleyelim.