"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Sad 16

Dediler ki: “Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı bize hemen ver.”

Diyanet Vakfı
Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver, dediler.

Kurtubi Tefsiri
Ve dediler ki: “Rabbimiz, hesab gününden önce (azaptan) payımızı bize çabuk ver (de görelim)!”

“Ve dediler ki: Rabbimiz hesab gününden önce payımızı bize çabuk ver”

âyeti ile ilgili olarak Mücahid: Azabımızı diye açıklamıştır. Katade de aynı şekilde azaptan payımızı (çabuk ver), diye açıklamıştır. el-Hasen dedi ki: Cennetteki payımızı ondan istifade edelim diye dünyada bize ver. Said b. Cübeyr de böyle açıklamıştır.

Aydan aya verilecek mükâfatın yazılı olduğu mektuba: denildiği de dilde bilinen bir husustur. el-Ferrâ” dedi ki: Bu lâfız Arap dilinde “pay ve nasip” demektir. Sak (elinde bulunduranın lehine olmak üzere yazılı mal ya da paranın ait olduğunu belirten belge)’e bu adın verilmesi de buradan gelmektedir. Ebû Ubeyde ve el-Kisaî şöyle demişlerdir: Bu kelime verilecek mükâfatlara dair yazılı belge demektir, çoğulu da: …diye gelir. Şair el-A’şa şöyle demiştir:

“Mükâfatların yazılı olduğu belgeleri verip durumu düzelten,

Nimeti ve üstün hali ile karşılaştığım günde hükümdar en-Numan da değil.”

Buradaki “nimet ve üstün hali ile” diye anlamı verilen: kelimesinin yerine: “Topluluğu ile” diye de rivâyet edilmektedir.

” Pay” kelimesinin çoğulu olarak: şekli de kullanılır. Azlık çoğulu için de: ile kullanılır. Bunları en-Nehhâs zikretmiştir.

es-Süddî dedi ki: Kâfirler kendilerine verilen vaadlerin gerçek olup olmadığını bilmek maksadı ile cennetteki yerlerinin kendilerine gösterilmesini istediler.

İsmail b. Ebi Halid dedi ki: Bu, rızıklarımızı bize çabucak veriver, anlamındadır. Bunun bize yetecek kadarını çabucak ver, anlamında olduğu ve bana yeter anlamında kullanılan: den geldiği de söylenmiştir.

Bir başka açıklama da şudur: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), Kur’ân-ı Kerîm’in, kitablarının sağ ve sollarından verileceğine dair, âyetlerini onlara okuyunca, bu kitabların kendilerine çabucak verilmesini isteyerek bu sözleri söylediler. Sözü edilen âyetler da yüce Allah’ın:

“Kitabı sağdan verilmiş olana gelince” (el-Hakka, 69/19);

“Kitabı arkasından (sol eline) verilecek kimseye gelince…” (el-İnşikak, 84/10) âyetleridir.

(……..)’in asıl anlamı “kesmek”tir. “Kalemin kesilmesi (traş edilmesi ucunun açılması)” da buradan gelmektedir. O halde bu lâfız bir şeyden kesilen parçanın adıdır. “Kesmek, ayırmak”, “Pay etmek” gibi. Daha sonra bu pay, kitab (yazılıp takdir edilen) ve rızık hakkında kullanılmıştır. Çünkü bunlar başkasından kesilip ayrılmaktadır. Şu kadar var ki, bu kitab (yazılan şey, yazılan belge) hakkında daha çok kullanılmakta ve gerçek anlamının bu olması daha güçlü bulunmaktadır. Ümeyye b. Ebi’s-Salt şöyle demiştir:

“Bir kavim ki, Irak sahası onlarındır ve,

Oraya toplanan şeyler ile kıt’ (kitab) ve kalem dahi.”

“Hesap gününden önce” eğer durum Muhammed’in dediği gibi ise dünyada kıyâmet gününden önce “payımızı ver” demektir. Bütün bunları alay olsun diye söylüyorlardı.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/sad-15/,https://kutsalayet.de/sad-17/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız