Ancak cehenneme girecek olan kimse müstesna.
Diyanet Vakfı
161, 162, 163. Sizler ve taptığınız şeyler! Hiçbiriniz, cehenneme girecek kimseden başkasını Allaha karşı azdırıp saptıramazsınız.
Kurtubi Tefsiri
Kendisi cehenneme girecek olan müstesna.
3- Kıraate Dair Bir Açıklama:
el-Hasen’den rivâyete göre:
“Kendisi cehenneme girecek olan müstesna” anlamındaki âyeti: şeklinde “lam” harfi ötreli olarak okumuştur.
en-Nehhâs dedi ki: Tefsir ehlinden bir topluluk bunun bir lahn (yanlış okuma) olduğunu söylemektedirler. Çünkü: “Bu şehrin kadısıdır” demek câiz değildir. Bu hususta yapıldığını duyduğum en güzel açıklama Ali b. Süleyman’ın yaptığı şu açıklamalardır: Bu okuyuş, ifadedeki anlam esas alınarak yorumlanabilir. Çünkü: “Kendisi” topluluk anlamını ifade eder. Buna göre; takdirindedir. İzafet dolayısıyla “nun” hazfedilmiştir, “vav” da iki sakinin arka arkaya gelişinden dolayı hazfedilmiştir.
Bir diğer görüşe göre bunun aslı veznindedir. Ancak bu (……..)den (……..)a kalbedilmiş ve “ye” harfi hazfedilmiştir. Sonunda da “lam” ötreli kalmıştır. Bu da:
“Yıkılmaya yüz tutmuş bir yarın kenarı” (et-Tevbe, 9/109) âyetine benzemektedir.
Üçüncü bir açıklama şekli de şudur: “Girecek olan” lâfzındaki “lam”ı tahfif maksadıyla hazfedilir ve i’rab onun aynu’l-fiili (ikinci harfi) üzerinde cereyan eder. Arapların kullandıkları: “Ona hiçbir şekilde aldırış etmedim” ifadelerinde hazfedildiği gibi. Bunun aslı: şeklinde olup (……..)’den gelmektedir. Tıpkı ‘den geldiği gibi. ” Her iki cennetin de (meyvelerinin) toplanışı yakındır.” (er-Rahmân, 55/54) ile
“denizde… yükseltilmiş, akıp giden gemiler O’nundur” (er-Rahmân, 55/24) diye okuyanların kıraati de bu kıraate benzemektedir. Burada görüldüğü gibi i’rab ayn(u’l-fiil yani kelimenin aslının ikinci harfi) üzerinde uygulanmıştır. Ancak cemaatin kıraatinde âyet-i kerimedeki bu kelimenin aslı “ye” ile; şeklinde olup lafızdan düştüğünden ötürü, hatta da hazfedilmiştir.