Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; fakat Allah’ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Mâ kâne Muhammedun (Muhammed değildir) ebâ ehadin min ricâlikum (sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası) ve lâkin rasûlallâhi (fakat Allah’ın Resulüdür) ve hâtemen nebiyyîn (ve peygamberlerin sonuncusudur) ve kânallâhu bi kulli şey’in alîmâ (Allah her şeyi bilendir).
Mukatil Tefsiri
Aziz ve Yüce Allah, insanların: Muhammed oğlunun hanımıyla evlendi, demeleri üzerine şöyle indirdi: Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; bununla Zeyd b. Hârise kastedilmektedir. Yani Muhammed, Zeyd’in babası değildir. Fakat Muhammed Allah’ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur; yani peygamberlerin sonuncusudur ve Muhammed’den sonra hiçbir peygamber yoktur. Eğer Muhammed’in bir oğlu olsaydı, o bir peygamber ve resul olurdu. Bundan dolayı şöyle buyurdu: Allah her şeyi bilendir; yani eğer Zeyd, Muhammed’in oğlu olsaydı peygamber olurdu. Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir, ayeti inince Peygamber Zeyd’e: Ben senin baban değilim, dedi. Bunun üzerine Zeyd: Ey Allah’ın Resulü, ben Zeyd b. Hârise’yim, nesebim bilinmektedir, dedi.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah buyuruyor ki: Ey insanlar, Muhammed, Zeyd b. Hârise’nin babası olmadığı gibi, Muhammed’in kendisinden doğmamış olan erkeklerinizden hiçbirinin de babası değildir ki, o kimsenin eşinden ayrılmasından sonra onunla evlenmesi kendisine haram olsun. Fakat o Allah’ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur; peygamberliği onunla sona erdirmiş ve üzerine mühür vurmuştur; dolayısıyla kıyamete kadar ondan sonra hiç kimseye açılmayacaktır. Allah, amellerinizden, sözlerinizden ve diğer şeylerden her şeyi bilendir; hiçbir şey O’na gizli kalmaz. Bu hususta bizim söylediğimize benzer şeyleri tevil ehli de söylemiştir. Bunu söyleyenlerin zikri: Bize Bişr rivayet etti, dedi ki: Bize Yezîd rivayet etti, dedi ki: Bize Saîd, Katâde’den Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir buyruğu hakkında rivayet etti. Katâde dedi ki: Bu ayet Zeyd hakkında indi; çünkü o, Muhammed’in oğlu değildi. Ömrüme yemin olsun ki onun erkek çocukları dünyaya gelmişti; o, Kâsım’ın, İbrahim’in, Tayyib’in ve Mutahhar’ın babasıydı. Fakat Allah’ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur; yani onların en sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Bana Muhammed b. Umâre rivayet etti, dedi ki: Bize Ali b. Kâdim rivayet etti, dedi ki: Bize Süfyân, Nüseyr b. Za‘lûk’tan, o da Ali b. Hüseyin’den Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir buyruğu hakkında rivayet etti. Ali b. Hüseyin dedi ki: Bu ayet Zeyd b. Hârise hakkında indi.
Allah’ın Resulü ifadesinin nasb ile okunması, “Allah’ın Resulü idi” şeklinde “kâne”nin tekrar edilmiş sayılması anlamınadır. Ref ile okunması ise sözün yeniden başlaması, yani “fakat o Allah’ın Resulüdür” anlamınadır. Bize göre kıraat nasb iledir.
Kıraat âlimleri peygamberlerin sonuncusu ifadesinin okunuşunda ihtilaf etmişlerdir. Hasan ve Âsım dışındaki şehirlerin kıraat âlimleri “hâteme’n-nebiyyîn” ifadesindeki “tâ” harfini kesre ile okumuşlardır; bunun anlamı, onun peygamberleri sona erdirmiş olmasıdır. Abdullah’ın kıraatinde bunun “fakat peygamberleri sona erdiren bir peygamberdir” şeklinde olduğu zikredilmiştir. Bu da “tâ”yı kesre ile okuyanın kıraatinin doğruluğuna delildir; yani o, peygamberleri sona erdiren kimsedir. Allah’ın salâtı onun ve onların üzerine olsun. Rivayet edildiğine göre Hasan ve Âsım ise bunu “hâteme’n-nebiyyîn” şeklinde “tâ”yı fetha ile okumuşlardır; bunun anlamı onun peygamberlerin en sonuncusu olmasıdır. Nitekim bunu böyle okuyan kimsenin “mührü misktir” ifadesini “sonu misktir” anlamında okuması gibidir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…