Suçlular, Rablerinin huzurunda başlarını öne eğmiş olarak, “Rabbimiz! Gördük ve işittik; şimdi bizi geri çevir ki salih ameller işleyelim. Biz artık kesin olarak inandık” derken bir görsen!
Diyanet Vakfı
O günahkarların, Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri, «Rabbimiz! Gördük duyduk, şimdi bizi (dünyaya) geri gönder de, iyi işler yapalım, artık kesin olarak inandık» diyecekleri zamanı bir görsen!
Kurtubi Tefsiri
Günahkârları, Rabblerinin huzurunda başlarını eğip: “Rabbimiz gördük, İşittik. Artık bizi geri döndür, salih amel işleyelim. Gerçekten biz inandık” diyecekleri vakit, bir görsen.
“Günahkârları, Rabblerinin huzurunda başlarını eğip… bir görsen” âyeti mübtedâ ve haberdir. ez-Zeccâc dedi ki; Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’a hitab ümmetine hitabdır, anlamı da şudur: Ey Muhammed! Sen kıyâmet gününde ölümden sonra dirilişi inkâr edenleri görsen, hayret verecek şeyler göreceksin. Ancak Ebû’l-Abbas’ın benimsediği görüş başka türlü olup onun görüşüne göre mana şöyle olur: Ey Muhammed! Günahkâr kimseye şunu de ki: Şayet sen günahkârları Rabblerinin huzurunda başlarını önlerine eğmiş olarak görecek olursan, yaptıkların dolayısıyla hic şüphesiz pişman olacaksın.
“Rabblerinin huzurunda” Rabblerinin kendilerini hesaba çekip amellerinin karşılıklarının verileceği esnada
“başlarını” pişmanlıktan, horluktan, üzüntüden, zilletten ve kederden dolayı
“eğip: Rabbimiz” daha önce yalanladıklarımızın doğruluğunu
“gördük”, inkâr ettiğimiz şeyleri
“işittik” diyeceklerdir.
Şöyle de açıklanmıştır: Senin tehdidinin doğruluğunu
“işittik” rasûllerinin söyledikleriyle tasdik edildiklerini
“işittik” demektir. Ancak onlar görmenin kendilerine fayda sağlamayacağı bir zamanda görmüş olacaklar, duymanın kendilerine fayda sağlayamayacağı bir zamanda işitmiş olacaklardır.
“Artık bizi” dünyaya
“geri döndür, salih amel İşleyelim. Gerçekten biz” öldükten sonra dirilişe
“İnandık” ve tasdik ettik. Bu açıklamayı da en-Nekkaş yapmıştır.
Bir başka açıklama da şöyledir: Bizler Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın getirdiğinin doğruluğunu tasdik edenleriz. Bu açıklamayı da Yahya b. Seltam yapmıştır.
Süfyan es-Sevrî dedi ki: Yüce Allah onların bu sözlerini yalanlayarak şöyle buyurmaktadır:
“Eğer geri döndürülürlerse yine kendilerine yasaklanan şeylere geri dönerler.” (el-En’âm, 6/28)
“Gerçekten biz İnandık” âyetinin şu anlama geldiği de söylenmiştir: İşte şimdi bizim bütün şüphe ve tereddütlerimiz ortadan kalkmıştır. Halbuki onlar dünyada iken de işitiyor ve görüyorlardı, fakat düşünmüyorlardı. Görmeyen ve işitmeyen kimse gibi idiler. Âhirette akılları başlarına gelip uyanacakları vakit ancak o zaman işitmiş ve görmüş gibi olacaklardır.
Bir diğer açıklamaya göre: Rabbimiz gerçek delil Senin delillerindir. Biz Senin rasûllerini gördük, dünyada Senin hayret verici yaratıklarını da gördük. Onların söylediklerini de işittik. İleri sürecek hiçbir delilimiz yoktur. İşte bu onların bir itirafı olacaktır ve bunun akabinde de îman etsinler diye dünyaya geri döndürülmeyi isteyeceklerdir.