Öyleyse sabret. Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın sana kesin inanmayanlar hafiflik vermesin.
Diyanet Vakfı
(Resulüm!) Sen şimdi sabret. Bil ki Allahın vadi gerçektir. (Buna) iyice inanmamış olanlar, sakın seni gevşekliğe sevketmesin!
Kurtubi Tefsiri
O halde sabret! Muhakkak ki; Allah’ın vaadi haktır. İnanmayanlar asla seni aceleciliğe sürüklemesin.
“O halde sabret! Muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır.” Yani onların eziyetlerine sabret. Şüphesiz Allah sana yardım edecektir, zafere kavuşturacaktır.
“İnanmayanlar asla seni aceleciliğe sürüklemesin.” Seni dininden, yolundan uzaklaştıranlasın.
Denildiğine göre burada inanmayanlardan kasıt, en-Nadr b. el-Haris’tir. Hitab Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’a olmakla birlikte maksat onun ümmetidir.
“Filan kişi filanı hafife aldı” tabiri onu cahil belledi ve sapıklıkta kendisine tabi olmasını sağladı, demektir. Âyet nehy dolayısıyla cezm konumundadır. Şeddeli “nûn” İle te’kid edilmiş ve iki şeyden biri diğerine katıldığı takdirde bina edildiği üzere bu şeddeli “nûn”, feth üzere bina edilmiştir.
“İnanmayanlar” âyeti ref mahallindedir. Araplar arasında; “…lar” ismi mevsul’ünü ref mahallinde; diye kullananlar da vardır. Buna dair açıklamalar daha önceden el-Fâtiha Sûresi’nde (1/7. ayetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.