Şüphesiz sen sevdiğini doğru yola iletemezsin. Fakat Allah dilediğine hidayet eder. O, hidayete erecekleri daha iyi bilir.
Diyanet Vakfı
(Resulüm!) Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi O bilir.
Kurtubi Tefsiri
Muhakkak ki sen sevdiğini hidâyete erdiremezsin. Fakat Allah dilediğine hidayet verir ve O, hidayet bulanları daha iyi bilir.
Allah’ın:
“Muhakkak ki sen sevdiğini hidâyete erdiremezsin” âyeti ile ilgili olarak ez-Zeccâc şöyle demektedir: Bu âyet-i kerimenin Ebû Talib hakkında nazil olduğunu bütün müslümanlar icma’ ile kabul etmişlerdir.
Derim ki: Doğrusu, müfessirlerin büyük çoğunluğunun bu âyet-i kerimenin Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in amcası Ebû Talib hakkında indiğini ittifakla kabul etmiş olduklarıdır. Buhârî ve Müslim’in hadisinin açıkça söyledikleri budur. Buhârî, Tefsir 28 sûre 1; Müslim, Îman, 42; Tirmizî, Tefsir, 2H. sûre.
Bu hususa dair açıklamalar daha önceden et-Tevbe Sûresi’nde (9/113. âyet, 1. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır.
Ebû Ravk dedi ki: Yüce Allah’ın:
“Fakat Allah dilediğine hidayet verir” âyeti el-Abbas’a bir işarettir. Katade de böyle demiştir.
“Ve o hidayet bulanları” Mücahid dedi ki: Hidayet bulacağı takdir edilmiş kimseleri demektir,
“daha iyi bilir.”
“Sen sevdiğini” âyetinin hidayete ermesini sevdiğini anlamında olduğu söylenmiştir. Cübeyr b. Mut’im dedi ki: Ebubekir es-Sıddîk dışında vahyin peygambere indirilmekte olduğunu kimse işitmiş değildir. O, Cebrâîl’i: Ey Muhammed oku: “Muhakkak ki sen sevdiğini hidayete erdiremezsin. Fakat Allah dilediğine hidayet verir” derken duymuştur.