Eğer doğru söyleyenlerden isen, üzerimize gökten parçalar düşür.
Diyanet Vakfı
Şayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten azap yağdır.
Kurtubi Tefsiri
“Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi üzerimize gökten parçalar İndir.”
“Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi üzerimize gökten parçalar” göğün bir tarafını yahut ondan bir parça
“indir” de biz de ona bakalım. Nitekim yüce Allah (bu âyetteki “parça”) anlamındaki lâfzı da kullanarak şöyle buyurmaktadır:
“Eğer gökten düşen bir parça görseler: üstüste yığılmış bir buluttur, diyeceklerdir.”(et-Tûr, 52/44)
Şöyle de açıklanmıştır: Onlar bu sözleriyle, üzerimize azâbı indir, demek istemişlerdir. Bu ise yalanlamakta aşın gittiklerini göstermektedir.
Ebû Ubeyde dedi ki: “Parçalar” kelimesi, in çoğuludur. Tıpkı “Sedir ağaçlan”nın ‘in çoğulu olması gibi.
es-Sülemî ve Hafs; “Parçalar” diye okumuşlardır. Bu da aynı şekilde çoğuludur. Parça ve yan anlamındadır. İfadenin takdiri ise ardı arkasına, parça parça olarak şeklindedir.
el-Cevherî dedi ki: “Bir şeyin parçası” demektir. Mesela; Elbisenden bana bir parça ver” denilir. Çoğulu ile şeklinde gelir. ile ın aynı şeyler olduğu da söylenir.
el-Ahfeş dedi ki: Bu lâfzı; diye okuyanlar tekil olarak okurlar, diye okuyanlar ise çoğul olarak okurlar. Buna dair açıklamalar daha önceden el-İsra Sûresi’nde (17/92. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.
el-Herevî de der ki: Bunu; (……..) diye tekil olarak okuyanların bu şeklinin çoğulu ile şekillerinde gelir. Bu da: (işaret el İsra Sûresi 17/92. âyetidir) “Yahutta semayı üzerimize tek bir parça halinde bir defada düşüresin” demek olur. Bu ise; “O şeyi örttüm, örtmek”den gelmektedir.