De ki: “Bu mu daha hayırlı, yoksa takva sahiplerine vaat edilen ebedî cennet mi? Onlara mükafat ve varılacak yer olarak o vardır.”
Diyanet Vakfı
De ki: Bu mu daha iyi, yoksa takva sahiplerine vadedilen ebedilik cenneti mi? Orası, onlar için bir mükafat ve (huzura kavuşacakları) bir varış yeridir.
Kurtubi Tefsiri
De ki: “Acaba bu mu hayırlıdır, yoksa müttakilere vaadolunan ebedilik cenneti mi? Onlar için bir mükâfat ve bir dönüş yeridir.”
“De ki: Acaba bu mu hayırlıdır, yoksa müttakilere vaadolunan ebedilik cenneti mi?” âyetinde yüce Allah ateşte hayır namına bir şey olmamakla birlikte niye: “Acaba bu mu hayırlıdır” diye buyurmuştur, şeklinde bir soru sorulacak olursa, buna verilecek cevap şudur; Sîbeveyh’in Araplardan naklettiğine göre -mutluluğun daha çok sevilen bir şey olduğu bilinmekle birlikte-: Sen bedbahtlığı mı daha çok seversin, yoksa mutluluğu mu? diye sorarlar. Bir diğer açıklamaya göre buradaki “hayırlıdır” ifadesi ism-i tafdil anlamında; o mu daha hayırlıdır? kabilinden olmayıp, bir kimsenin: Onun nezdinde hayır vardır, demesi kabilindendir. en-Nehhâs der ki: Bu güzel bir açıklamadır. Nitekim şair şöyle demiştir
“Sizin kötü olanınız aranızdan hayırlı olanınıza feda olsun”
Bir diğer açıklamaya göre; böyle buyurulması cennetin ve cehennemin artık konaklanılacak yerlerden olması dolayısıyladır. Her iki konak arasındaki farklılıktan ötürü böyle sorulmuştur. Bir diğer açıklama da şöyledir: Buradaki ifade yüce Allah’ın:
“Dilerse sana bunlardan daha hayırlı… verebilen Allah yüceler yücesidir” âyeti ile alakalıdır.
Bir başka açıklamaya göre de bu ifade; ey kâfirler, sizin bilgi ve inanışınıza göre bunların hangisi hayırlıdır anlamındadır. Çünkü onlar cehennemliklerin ameliyle amel etmekle “ateşte bir hayır vardır” diyormuş gibi oluyorlardı