Ayetlerimiz onlara açıkça okunduğunda, inkar edenlerin yüzlerinde hoşnutsuzluk belirdiğini görürsün. Neredeyse, onlara ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş. Allah onu inkar edenlere vaat etti. Ne kötü bir dönüş yeridir.
Diyanet Vakfı
ayetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kafirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin. Onlar, kendilerine ayetlerimizi okuyanların neredeyse üzerlerine saldırırlar. De ki: Size bundan (bu öfke ve huzursuzluğunuzdan) daha kötüsünü bildireyim mi? Cehennem! Allah, onu kafirlere (ceza olarak) bildirdi. O, ne kötü sondur!
Kurtubi Tefsiri
Onlara âyetlerimiz apaçık okunduğu zaman, o kâfirlerin inkârlarını çehrelerinden anlarsın. Neredeyse onlara âyetlerimizi okuyanların üzerlerine hücum edip çullanacaklar. De ki: “O yaptığınızdan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Ateştir o. Allah onu kâfirlere vaad etmiştir. O ne kötü bir dönüş yeridir!”
“Onlara âyetlerimiz” yani Kur’ân-ı Kerîm
“apaçık okunduğu zaman, o kafirlerin inkârlarını” öfkelerini, astıkları
“çehrelerinden anlarsın. Neredeyse onlara âyetlerimizi okuyanların üzerlerine hücum edip, çullanacaklar.” Onları şiddetle yakalayacaklar.
“Hücum edip, çullanmak (satvet)” şiddetle yakalamak demektir. Bir kimseyi şiddetle yakalamayı anlatmak üzere fiili kullanılır. Bu yakalayış esnasında dövmek ya da sövmek de olabilir. Aynı zamanda; de kullanılır.
İbn Abbâs dedi ki: Bundan kasıt zarar vermek kastıyla onlara el uzatmalarıdır. Muhammed b. Ka’b der ki: Onları dillerine dolayıp onlardan kötülükle söz etmeleri demektir, ed-Dahhâk dedi ki: Onları elleriyle şiddetle yakalarlar, demektir. Hepsinin anlamı birdir ve bu kelimenin asıl anlamı kahretmektir. Yüce Allah ise; satvetler sahibidir, yani şiddetle yakalayandır.
“De ki; O yaptığınızdan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Ateştir o.” Yani size, sizin için bu dinlediğiniz Kur’ân’dan kendisinden daha çok hoşlanılmayacak bir şeyi bildireyim mi? O cehennem ateşidir. Sanki onlar; Daha kötü olan nedir? diye sormuşlar da bunun üzerine: O ateştir, diye cevap verilmiştir.
Şöyle de açıklanmıştır: Ben size, sizin Kur’ân okuyanlara yaptığınız kötülüklerden daha kötü olan bir şeyi haber vereyim mi? O ateştir. O takdirde bu ifade, onların Kur’ân okuyanlara uyguladıkları baskılara karşılık bir tehdit olur.
“Ateştir o” anlamındaki; kelimesinin ref, nasb ve cer ile okunması caizdir, Ref ile okunması “ateştir o” anlamını verecek şekilde; ya da; takdirindedir. Nasb halinde “ateşi kastediyorum” anlamında bir takdir ile okunur. Yahut ta ikinci fiile benzer bir fiil takdiriyle, ya da manaya hamledilerek nasb ile okunur. Bu da: Ben size bu yaptığınızdan daha kötü olanı bildiriyorum, ateşi (bildiriyorum) demek olur. Cer ile okuyuş, (“daha kötü” anlamındaki şer kelimesinden) bedel olarak okunması halinde söz konusudur.
“Allah onu kâfirlere” kıyâmet gününde
“vaadetmiştir. O” kendisine varacağınız yer olan ateş
“ne kötü bir dönüş yeridir!”