Adn cennetleri — Rahman’ın, kullarına gaybte vaad ettiği. Şüphesiz O’nun vaadi gelecektir.
Diyanet Vakfı
60, 61. Ancak tevbe eden, iman eden ve iyi davranışta bulunan kimseler hariçtir. Bunlar, hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın cennete, çok merhametli olan Allahın, kullarına gıyaben vadettiği Adn cennetlerine girecekler. Şüphesiz Onun vadi yerini bulacaktır.
Kurtubi Tefsiri
Rahmân’in kullarına ğayb ile vaad ettiği Adn cennetlerine (gireceklerdir). O’nun va’d ettiği muhakkak gerçekleşecektir.
“Rahmân’ın kullarına ğayb ile” yani kendisine ibadet eden ve Onu görmediği (ve başkası tarafından da görülmediği) hallerde bile O’na olan ahdini koruyanlar,
“va’dettiğİ Adn cennetlerine (gireceklerdir).”
Bu âyetteki “Adn cennetleri” Önceki âyette geçen “cennet”den bedel olduğundan dolayı nasb edilmiştir. Ebû İshak ez-Zeccâc dedi ki: Mübteda olarak; şeklinde okunması da mümkündür. Ebû Hatim dedi ki; Eğer hat (“eliF’ ile “te” şeklinde müennes, salim, çoğul olarak) olmasaydı bunun; şeklinde olması gerekirdi. Çünkü ondan önce geçen ifade: Cennete girecekler” şeklindedir.
“Gayb ile” âyeti ile ilgili bir açıklama da onlar görmedikleri halde cennete îman etmişler, şeklindedir.
“O’nun vaadettiği muhakkak gerçekleşecektir.” Âyetindeki:
“Gerçekleşecektir” kelimesi; Gelmek”ten mef’ûl isimdir. Sana ulaşan her bir şeye sen de ulaşmışsın demektir. O bakımdan: Üzerinden altmış yıl geçti; dediğin gibi; altmış yıl geride bıraktım, da denilir. Yine: Filanın bana iyiliği dokundu, denildiği gibi, ondan iyilik gördüm, de denilir.
el-Kutebî dedi ki: Burada “gerçekleşecektir” (anlamı verilen) kelimesi, gelecektir manasınadır. Yani ism-i mef’ûl olup ism-i fail manasınadır.
Bu kelime hemzelidir çünkü kökü; “Geldi, gelindendir. Hemze’yi hafifleterek okuyan bunu “elif olarak okur.
Ta beri dedi ki: Burada “vaad” vaad olunan şey demek olup o da cennettir. Yüce Allah’ın dostları O’na gideceklerdir, demektir.